Distopya, ütopya gibi gerçek olamayacak kadar güzel olan dünyanın aksine, baskılanmış bir hayatı ifade eder. Distopya, baskı kurarak yöneten devletlerin ve çevresel felaketlerin süreklilik gösterdiği bir dünyadır.

Distopya, günümüzde sessizlik ve görmezden gelme sonucunda ölümlerin yaşandığı bir dünyayı ifade eder.

Distopya, günümüzde toplu tüfekli savaştır.

Distopya, günümüzde insanların açlık ve susuzluk sonucunda bitkin düşmesine, kayıplar yaşamasına sebep olan kişiler ve toplumlardır.

Distopya, günümüzde denetimsizlikleri fırsat bilerek kendi atlarını her kulvarda koşturan kurumlar, kuruluşlar ve bireylerdir.

Distopya, günümüzde gökdelenlere değil, seyyar satıcılara gönderilen zabıtalardır..

Distopya, günümüzde hayatta kalabilmek için gece gündüz çalıştıran kapitalist sistemdir.

Distopya, günümüzde çürüyen sosyal yaşantımızdır.

Distopya, günümüzde eriyen eğitim sistemimiz ve içi boşalmış adalet-hukuk anlayışımızdır.

Distopya, günümüzde düşünce ve fikir özgürlüğümüzü elimizden alan, cesaretli olanların başına vuran, konuşabilenlerin dilini boğazına tıkan yönetimdir.

Distopya, günümüzde kadın, çocuk, erkek ve hayvan cinayetleridir.

Distopya, günümüzde kendisine benzemeyen her şeyi ve herkesi dışlayandır.

Distopya, günümüzde toplumdaki keskin sınıf ayrımlarıdır.

Distopya, günümüzde ekonomik krizler ve bu krizler sonucunda oluşan toplumsal bozukluklardır.

Distopya, günümüzde deprem, yangın ve sel gibi doğal afetlerde yaşanan binlerce can kaybıdır.

Distopya, günümüzde bir toplumun kendi içerisinde kutuplaşmasıdır.

Distopya, günümüzde başarılı bireyleri aşağıya çeken, torpillerle süslenip vasıfsız bireylerle taçlandırılmış iş anlayışımızdır.

Distopya, gerekli iş önlemleri alınmadan “iş yeri kazası” diye normalleştirip güzellemeler yaparak arka plana ittiğimiz can ve mal kayıplarımızdır.

Distopya, günümüzde doğayla, hayvanla ve diğer insanlarla uyum içerisinde yaşayamayanlarımızdır.

Distopya, günümüzde azmine ve hırsına kötülük karıştıranlarımızdır.

Ve en kötüsü ise insanların büyük bir çoğunluğu distopyanın ta kendisi olmasıdır.