İçimden geldi, güzel bir türkünün ilk bölümüyle merhaba demek istiyorum.
Hasret Gültekin dillere pelesenk olacağını biliyor muydu bu eseri düzenlerken? Yada dünden bugünleri mi görmüştü?
Kimse beni anlamıyor
Ben derdimi kime yanam
Akbabalar dört dönüyor
Ben derdimi kime yanam
*
Enflasyonu düşürülecek!
Nasıl düşürülecek?
Piyasalar baskılanarak. Paraya ulaşımı kısıtlayıp, harcamaları frenlemek gibi bir model deneniyor.
Elbette enflasyon düşmeli ama talimatla değil. Talimatla enflasyon düşürülme metodunu yaşayarak tecrübe ediyoruz.
Firmalar konkordato sürecinde. O firmalara iş yapan veya doğrudan çalışanlar sürünüyor.
Bakın Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü inşaatında çalışan işçiler kaçıncı eylemi yaptılar.
*
Talimat sadece enflasyon için verilmiyor elbette.
Mera, imara açılsın talimatı geliyor. Üstüne kamu yararı etiketi yapıştırılıyor. Ambalajlanıyor iş..
İlgili komisyondaki memurlar talimata harfiyen uyup karar alıyor. Son sözü bakanlık söyleyecek. Sözüm ona STK temsilcileri merada açıklama yapıyor.
“Mahkemeye gidilsin, köylünün çanına ot tıkanmasın, hayvancılık ölmesin” deniliyor. Güçlü görünümlü STK temsilcileri “tavşana kaç tazıya tut” dercesine “kanunsuz bir durum yok mahkemeye gitmeyelim. Kamuoyu baskısıyla bakanlığa geri adım attırmayı deneyelim” diyor…
Yahu talimat bakandan geldi. Öteki bakan mevkidaşının talebini geri çevirir mi?
Dinleyen yok. Güya STK temsilcileri köylünün, milletin yanında. Tiyatro güzel. Sonuç Hendek ilçesindeki mera yakında imara açılıp satışa çıkar.
*
Bir fındık sezonu daha geride bırakmak üzereyiz. Alanda satan da memnun değil. Tüccar ile TMO arasında 100 lira fiyat farkı oluştu. Tüccar isyanda, “sezon geçiyor ticaret yapamıyoruz.” Üretici “tüccar niye ürünümüze para vermiyor?” isyanında…
Dünya piyasasında fındık 4 dolar seviyelerindeymiş. Yahu arkadaş nasıl çözülecek bu düğüm. Madem fındık piyasası 4 dolar hükümet niye 5.30 dolar fiyat açıkladı? Üretici açıklanan fındık fiyatını da beğenmemişti.
Ben işin içinden çıkamadım. Anlayan, bilen, işin içinden çıkan varsa beri gelsin.
*
Geleneksel olarak ‘okullarda kayıt parası’ ‘yardımcı ders kitabı’ sorunsalının yaşandığı sezon açılıyor. Devletin bakanı kayıt parası alınmayacak diye genelge yayınlıyor her yıl. Muhtemelen matbu evrak oldu, ilgisi tarihini değiştirip il milli eğitim müdürlüklerine gönderiyor. Oysa her yıl velilerden ciddi kayıt paraları isteniyor. Mesele haberlere konu olunca valilik yada il milli eğitim soruşturma başlattığını açıklıyor.
Ne soruşturmadan bir sonuç çıkıyor ne de geleneksel hale gelen bu kısır döngü değişiyor…
Adalette, eğitimde, sağlıkta velhasıl her alanda benzer kısır döngü içerisinde cebelleşip duruyoruz. Ne çözüm bulunuyor ne de kangrene dönüşen konular kesilip atılıyor.
Yukarıda özetlediğim meselenin çözümü siyaset kurumunda. Siyaset kurumunun milletin derdi ile ilgilenmeye mecali kalmamış. İktidar tarafının tek odağı 400 vekile ulaşmak. Transfer piyasası o sebeple hep hareketli. Arada kapıdan geri çevrilen vekiller olsa da transfer sezonu hala kapanmadı.
Muhalefetin kendine hayrı yok. Bir kesim vekil sayısını korumaya gayret ediyor bir kesim muhalefetin ise bölünmenin verdiği yıkımı onarmaya takati yok.
Lafı çok uzatmaya gerek yok.
Görünen o ki işimiz Allah’a kaldı.