Toprak sessiz sessiz çığlıkta… Sıcaklık artışını her ne kadar küresel ısınma, hava kirliliği, biyoçeşitliliğin azalması, iklim krizi gibi olaylara bağlasak da bütüncül bir bakış açısıyla baktığımızda aslında kurak geçen aylar, susuz kalan toprak, kesilen ağaçlar, betonla kaplanan vadiler var. Sonuçlarını çok ağır ödüyoruz.

Daha birkaç hafta önce yanan Taraklı, hafta sonu yanmaya başlayan Geyve hala büyüyerek yanıyor. Yükselen duman sadece gökyüzünü karartmadı, herşeyi apaçık gözler önüne serdi… Kameralar çekti, kimi dua etti, kimi kızgınlığını ifade etti. Ama bunların içerisinde tek gerçek doğanın yıllardır bize anlatmak istediği her şey için sessizliğini canlıların çığlıkları ile anlatmasıydı.

Yıllardır konuştuğumuz küresel ısınma, iklim krizinin tam olarak içindeyiz. Hep bi gün olacak dediğimiz şeyler, artık bir bir oluyor. Ülkemizin dört bir yanından gelen yangın haberleri ile ormanlarımız artık kendini savunamaz, toprak nefes alamaz oldu. Aslında tüm bunlar olurken bizim hala uyanamamamız kendimize olan en büyük cezamız.

Artık alışkanlıklarımızı değiştirme vakti, farkındalıklarımızı oluşturmak için geç kalmamalıyız. Küçük adımlarla başlamalı, küçüklerimize bunu açıkça ifade etmeliyiz. Bize bizden başka fayda yok, seyretmenin değil, harekete geçmenin vakti… Onların ve bizden sonra gelecek olan canlılar için bunu yapmak zorundayız.
Tek serinleme alanımız kalan ormanları artık korumak sadece bireysel farkındalıkta… Girdiğimiz her orman için cam şişe, sigara izmariti, ateş, egzoz ve motor sıcaklığı gibi kıvılcıma sebep verecek her türlü davranıştan uzak durmak değil, vazgeçmeliyiz.

İhbar bilinci ülkemizde biz hallederizlerle maalesef kötü sonuçlar doğuruyor. Ufacık bile duman olsa 112 bilgilendirilmeli.

Evlerimizde su tankı önlemleri, bahçede kuru ot, cam veya metal bırakmamak, yazlık alanlarda ve kırsaldaki yaşam alanlarında yangına dayanıklı yapı malzemeleri kullanmalıyız.

Ve en büyük farkındalık ve sorumluluğu çocuklarımızla oluşturmalıyız. Ağaçlarla bağ kurmayı ve onlarla yaşamın var olacağını konusunda bilinçlendirmek, ateş ve yangın konuları üzerine tatbikat bilinci kazandırmak. Okullar ve yerel yönetimleri de içine alan etkinlik ve farkındalık kampanyaları oluşturmalıyız.

Artık kendi kendimizi iyileştirmenin vakti, kırdığımız dalları, unuttuğumuz ağaçları, çocuklarımıza anlatamadığımız doğayı onarmanın vakti…

Sağlıcakla kalın,

Gamze Eğlengül Efe