Son yıllarda Yurdumuzun mazur kaldığı ve muzdarip olduğu orman yangınları.
Gönlümde hiç konduramama rağmen kasıtlı yakma eylemleri var mı acaba?

Neden bu kanı hasıl oldu derseniz, mantık olarak aynı anda, aynı mıntıka farklı lokasyonda nasıl yangınlar başlar?

Bu yangınları felaket olarak mı adletmek mi lazım yoksa?

Mevsimsel olarak yangın olaylarına bakarsak normal gibi görünüyor.

Lakin farklı şehirlerde ve çok miktarda olması kafamı karıştırmadı değil.

Çevre sözleşmesinin eserimi nedir bilinmez.

Birçok bilinmez var ancak bildiğimiz bir şey var ki Ormanlarımız birer birer yanıyor, güzelim doğamız elimizin altından kayıp gidiyor.  

İhmaller zincirinin bizi getirdiği son… 

Yangınların nasıl söndürülemediğinden çok önlem alınamaması üzerinden kafa patlatmalıyız, yeteri sayıda yangın söndürme uçağının olmaması pek tabi sorun, ilkel şartlarda verilen yangın söndürme mücadelesi pek tabi üzerinde durulması ve sorgulanması gereken sorun. 

Bunların tamamı üzerinde durmalı ve dahası da sorgulanmalı.  

Kamu kaynaklarının hoyratça kullanılıyor olmasına karşın, mücadeledeki yetersizlik görmezden gelinmemeli.  

Hele ki aklımızla alay eder gibi yangın söndürmede sorumluluk alan tarifleri var ki Belediyeler mi, Orman Bakanlığı mı türünden iktidar tarafından çıkarılan yaygara, nedir ya… 

Aynı iktidar yakın geçmişte İstanbul Belediyesinin yangına müdahalesini eleştirmiş, görevi olmadığını söylemişti.  

Geçmişte benzeri bir durumda AKP Genel Başkanının cevabı, görev ve sorumluluğun Orman Bakanlığında olduğu açıklamaları orta yerde duruyor. 

Dün başka bugün başka, neyse konumuz iktidarın tutarsızlıkları değil.  

Mücadelede yetersiziz onu anladık, beceremedik. Anlayış bu olduğu sürece de beceremeyeceğiz, önlem konusunda bir şey yapılamaz mı? 

Yangın çıkmasının önüne geçilemez mi, meselenin biraz bu tarafı ile meşgul olunsa. 

Önlemden kastım fırsatçılara göz açtırılmasa, tesadüf olmadığına göre bu kadar yangın ve yaygın coğrafya altında bir neden mutlaka yatmaktadır.  

Sonrasında kimin ne hesabı varsa, onun üzerinden iz takip etmek.  

Bunu da daha önceden bilebilmek tabii… 

Aklımıza deli sorular takılmasın, kimseye fırsat verilmeyerek ön almayı becermek.. 

Görmezden geliniyor diye ağır ithamda bulunmak kastında değilim, derdim daha özenli davranalım fırsatçıların ekmeğine yağ sürmeyelim… 

Yazık oluyor memleketime…