Son yıllarda gerek zaman darlığı gerekse yoğun çalışma temposu sonucu unutulan sağlıklı beslenme düzeni insanların farkındalığının artması sonucunda tekrar hak ettiği değeri bulmaktadır. Modern beslenmede en eksik olan besinler yeşil yapraklı sebzelerdir. Yeşil yapraklı sebzeler kan dolaşımını ve solunum sistemini güçlendirir. Dolayısıyla kentleşmenin yoğun olduğu; kırsaldan uzak yerlerde yaşayan insanların özellikle yeşil yapraklı sebzeleri beslenmelerinde önemli bir noktaya koymaları oldukça önemlidir.
Yapılan araştırmalar sonucunda yeşil yapraklı sebzelerin insan sağlığı açısından bilinmeyen birçok önemli özelliği olduğunu kanıtlamıştır.
Yeşil yapraklı sebzeler çiğ olarak taze tüketildiğinde etkileri daha net gözlemlenmiştir. Ayrıca yeşillikleri yıkadıktan sonra kurutmanız kullanacağınız sosu daha iyi çekmesini sağlar. Böylece daha az sosla daha lezzetli bir tat oluşmasını sağlamış olursunuz.
İşte bazı yeşil yapraklı sebzelerin özellikleri;
1. Maydanoz
Birçok maydanoz çeşidi olmasına rağmen en çok bilinen iki türü vardır. Bunlar düz ve kıvırcık yapraklı olanlardır. Düz yapraklı olan maydanozlar daha sivri ve kıvrımsız olup İtalyan maydanozu olarak da bilinmektedir. Bu türün sağlık yararları daha iyi bilinir ve tıbbi olarak kullanımı daha yaygındır.
Her ne kadar günümüzde ödem söktürücü olarak bilinse de maydanozun bilinmeyen birçok özelliği mevcut;
İçerdiği C vitamini portakala oranla 3 kat daha fazladır. Dolayısıyla soğuk algınlığına karşı koruyucudur.
A vitamini öncüsü olan beta-karoten içermesi nedeniyle ise maydanoz tüketiminin meme kanserini önleyici özelliği de mevcuttur.
Tümörlerin önlenmesi için de yararlıdır. Özellikle kolon ve serviks kanserine neden olan anormal ve hızlı hücre bölünmesini önler. İçerdiği antioksidanlar ve flavonoidler de tümör ve kanserin gelişiminin önlenmesinde yardımcıdır.
Mesaneyi güçlendirir.
Böbrek taşları oluşumunu önler.
Kan şekerini normal seviyede tutmaya yardımcı olur.
Düzenli tüketimi kan basıncını düşürmek için de faydalıdır ve yüksek tansiyona bağlı olabilecek hastalıkların riskini azaltır.
İçerdiği yüksek klorofil ile kanı artırıp oksijeni metabolize eder. Böbrek, karaciğer ve idrar yolunun temizlenmesinde katkıda bulunur. Özellikle böbrekte fazla su ve tuzun atılımını sağlar. Bunun sonucunda adet öncesi ve menopoz dönemlerinde vücutta biriken ödemi atmaya yardımcı olur.
Ara öğünlerde tercih edilebilecek bir tarif hem de vücudunuza detoks etkisi bırakacaktır. Hazırlarken katı meyve sıkacağı kullanınız.
Su
Ispanak
Maydanoz
Kereviz sapı
Elma
Zencefil
Limon
2. Dereotu
Son zamanlarda yapılan çalışmalar dereotunun iştahı kapattığı yönündedir. Böylece daha rahat diyet yapmanıza yardımcı olmaktadır.
Kansere karşı koruyucudur.
Emziren bireylerde anne sütünü artırıcı özelliği mevcuttur.
A, C ve E vitaminlerinden zengindir.
Özellikle sigara dumanına maruz kalan sosyal içicilerde vücutta oluşan bazı toksinlerin temizlenmesinde yardımcıdır.
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarını önlemede yardımcıdır.
Metabolizmayı temizler ve vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlar.
Ağrı ve krampları önler.
Sinirleri yatıştırır ve stresi azaltır.
İshale iyi gelir ve hazımsızlık sorununun çözümüne yardımcı olur.
Anti-histaminik özelliği ile alerji, hapşırma ve öksürüğe iyi gelmektedir.
Hormonları düzenleyerek adet kanamalarını düzenler.
İçerdiği yüksek kalsiyumla kemik ve diş sağlığında özellikle menopoz dönemindeki bayanlarda görülebilecek kemik kayıplarına karşı koruyucudur.
Yapılan çalışmalarda düzenli tüketimi trigliserid düzeyini % 50, toplam kolesterolü ise % 20 oranında düşürdüğü kanıtlanmıştır.
Yapılan çalışmalarda bazı mikropların gelişimini engellediği kanıtlanmıştır.
Yine yapılan çalışmalarda fazla mide asidi üretimini baskılayarak mide lezyonu (ülser vb) gelişimini önlediği kanıtlanmıştır.
1 avuç (ortalama 28 gram) taze dereotu;
12 kalori olup,
Günlük A vitamini ihtiyacının %43’ünü,
Günlük C vitamini ihtiyacının %40‘ını karşılamaktadır.
3. Roka
A, C ve K vitaminlerinden zengindir.
Yüksek miktarda folat, kalsiyum ve demir içermektedir. Özellikle gebelik döneminde ön plana çıkan folat, bebeğin nöral tüp defektleri denilen doğum kusurlarına karşı koruyucudur.
İçerdiği antioksidanlar sayesinde akciğer ve bağırsak kanserleri başta olmak üzere birçok kansere karşı koruyucudur.
Düzenli tüketimi K vitamini açısından çok önemlidir; bu sayede beyin hücrelerinde yaşla birlikte oluşan tahribatı en aza indirmektedir.
Kış aylarında salgın hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmek adına daha fazla roka tüketebilirsiniz.
100 gram çiğ roka;
25 kalori olup,
160 mg kalsiyum,
170 mg omega 3,
130 mg omega 6,
2,6 g protein içermektedir.
Günlük K vitamini ihtiyacının tamamını,
Günlük folat ihtiyacının % 24‘ünü karşılamaktadır.
Rokayı yıkarken bol su kullanın. İyice arındırmak için 1 kaseye su doldurun, yarım su bardağı sirke ekledikten sonra 15-20 dakika suda bekletin.
İçinizi Isıtacak Çorba Tarifi
750 ml suya
1 avuç roka
Yarım kilo brokoli
1-2 diş sarımsak
1 sap yeşil soğan
Yarım limon
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Baharat
Hepsini suya atıp kaynatın blendrdan geçirin, isteğe göre baharatlarla lezzetlendirin.
4. Ispanak
A, B6, C, E ve K vitaminleri, fosfor, potasyum, demir, bakır ve çinko açısından zengindir.
Antioksidan vitaminler olarak kabul edilen A ve C vitaminlerini yüksek oranda içermesi nedeniyle kansere karşı en önemli sebze haline gelen ıspanak, antioksidan sebzelerin başında gelmektedir.
Özellikle prostat kanserine karşı koruyucudur.
Kalp rahatsızlığı olanlara haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri önerilmektedir. Özellikle kalp adalelerini güçlendirmektedir.
Hemoroid rahatsızlığına iyi gelmektedir.
Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarmaktadır.
Soğuk algınlığına karşı koruyucudur.
100 gram haşlanmış ıspanak;
Günlük A vitamini ihtiyacının yaklaşık 2 katını,
Günlük C vitamini ihtiyacının %16‘sını,
Günlük demir ihtiyacının %20’sini,
Günlük kalsiyum ihtiyacının %14’ünü karşılamaktadır.
Kahvaltı İçin Mükemmel Yumurtalı Ispanak Tarifi
(Yaklaşık 280 kalori)
2 yemek kaşığı zeytinyağı
100 gram mantar
Yaklaşık 70 gram ıspanak
1 yumurta
Baharat
1 yemek kaşığı zeytinyağının tavada ısıtın,
Mantar ve ıspanakları soteleyip tabağa alın,
Kalan 1 yemek kaşığı zeytinyağını tavaya koyup yumurtayı kırın,
Piştikten sonra sebzelerin üzerine alın,
İstediğiniz baharatlar veya acı sos ile lezzetlendirebilirisiniz.
5. Tere
Düzenli olarak her sabah tüketilmesi zayıflamada önemli bir yere sahiptir.
1 çay kaşığı tere tohumu ile 1 tatlı kaşığı bal karıştırılır. Sabahları kahvaltıdan önce tüketilmesi, üzerine 1 bardak sıcak su içilmesi metabolizmayı hızlandırıp kilo vermenize yardımcı olmaktadır.
Kuvvetli antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur.
Kansızlığa iyi gelmektedir.
Özellikle kış aylarında vücut direncini artırmaktadır.
Karaciğeri, bronşları ve böbrekleri çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür.
Sigaranın zararlarını azaltır, sigara içenlerin mutlaka tüketmesi gereken bir sebzedir.
Kan şekerini düşürür.
Mideyi çalıştırıp hazmı kolaylaştırır.
İştahsızlığa iyi gelir.
Sinirleri dinlendirmektedir.
Bağırsaktaki çeşitli solucanları döktüğü de son zamanlarda yapılan çalışmalar sonucunda vurgulanmıştır.
Fazla miktarda tüketiminin zararlı olduğu da unutulmaması gereken bilgiler arasındadır.
6. Lahana
Eski zamanlarda doğal ilaç olarak kullanılan lahananın faydaları günümüzde insan sağlığı açısından önemli bir yere sahiptir.
Kabızlığın giderilmesine yardımcıdır.
Kansere karşı koruyucudur. (Özellikle kolon kanserine karşı koruyucudur.)
Arsenik, kükürt içermesi kanı temizleyici ve cildi güzelleştirici özelliğini ortaya çıkarmaktadır.
Sarılık ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.
Astım ve romatizmaya faydalıdır.
Potasyum, sodyum, fosfor, B1 ve c vitaminleri açısından zengin bir sebzedir.
B1 vitamini içermesi beyin hücrelerini olumlu yönde etkilemektedir.
Vücut direncini yükselterek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.
Kandaki şeker miktarının azaltması özelliğinden dolayı şeker hastalarına önerilmektedir.
Çiğ lahana suyu ülsere iyi gelmektedir. Eğer ülserden şikayetiniz var ise aşağıdaki tarifi yapın sonunda şikayetlerinizde azalma olduğunu gözlemleyeceksiniz.
İyice yıkadıktan sonra lahana yapraklarını ezerek suyunu çıkartın ve taze bir fincan için. 3 hafta boyunca uygulayın.
100 gram çiğ lahana;
24 kalori olup,
%90’ını su oluşturmaktadır.
Eğer kan şekeriniz yükseliyor ve dolaşım bozukluğu şikayetleri yaşıyorsanız yazacağım beyaz lahana tarifini uygulayabilirisiniz. Ancak şeker probleminiz varsa kan şekerlerinizi düzenli takip ettirmeyi ve doktor gözetiminden çıkmamayı ihmal etmeyiniz.
750 ml kaynayan suya 7-8 tane beyaz lahana yaprağını parçalamadan (bütün olarak) hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. Ilımasını bekleyiniz. Haşlanmış beyaz lahana yapraklarını süzüp, ayırınız. Gün içine paylaştırıp aç karnına 1 su bardağı içiniz.
Zayıflamaya Yardımcı Lahana Çorbası Tarifi
1 orta boy lahana
5 adet orta boy soğan
2 orta boy domates
1 demet maydanoz
Sebzeleri parçaladıktan sonra tencerede üstünü kapatacak kadar su ilave edip yaklaşık 10-12 dakika kaynatın, iyice yumuşayana kadar pişirin. İsteğe göre tuz ve baharat kullanabilirsiniz.
Sadece uzun süre tüketmek zarar verebilir düzenli bir diyet programında diğer besinler ile tamamlanmalıdır.
Haftada 3-4 gün çorba yerine diğer yemeklerin yanında tüketilebilir.
Ancak lahana vücuttan hızlı su attığı için su tüketiminizi artırmanız gerekmektedir!!!
7. Nane
A, B1, B2, B3 ve C vitaminlerini içermektedir.
Antioksidan özelliğinden dolayı kansere karşı koruyucudur.
Sinirleri yatıştırır ve vücuda rahatlık verir.
Strese ve baş ağrısına iyi gelmektedir.
Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır.
Ateşi düşürür.
Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır; sindirimi kolaylaştırır ve gaz söktürücüdür.
Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olmaktadır.
Ülsere ve mide yanmasına iyi gelmektedir.
Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önlemektedir.
Grip, bronşit gibi soğuk algınlıklarında ve öksürükte faydalıdır.
Diş ağrısını ve ağız kokusunu gidermektedir.
Anne sütünü arttırmaktadır.
Reflüsü olanların taze nane tüketmesi ve nane çayı içmeleri göğüste oluşacak yanma ve ağrıları artırabileceğinden dolayı önerilmez.
Nane Çayı Tarifi
İlk önce taze nane yaprakları kurutulur. Kurutulan bu yapraklardan 2 çorba kaşığı kadar alınır ve kaynamakta olan suyun içine eklenir. 15 dakika boyunca kaynatıldıktan sonra içilir. İsteğe göre limon ile tatlandırılabilir.