Soğuk ve netameli bir gün…
Soğusun diye çayıma, ısınsın diye ellerime üflerken; bu ironinin yarattığı küçük tebessüm, çayın buğusuna tutunup sonra kaybolup gidiyor.
Her yıl kendime öğütler veriyorum, tutup ellerimden…
Ama hayat illa ki yaşanarak öğreniliyor.
Sonra kelimelerin sonuna üç nokta koyuyorum; ıssız bir adaya düşersem yanıma alabilmek için.
Yılın son günü, o üç nokta için üç dilek tutuyorum.
Herkes hayatın sırrına giden yollar çiziyor.
Oysa hayatın sır’ı sensin.
Sen olmayınca hayat, topraktan ibaret.
Tıpkı sırlanmış bir çininin, sır döküldükten sonra yeniden toprak oluşu gibi.
Bu yüzden önce sır’ı tanımalısın. Bunun için dostlar bulmalısın kendine.
Dostlar, sülfürü eskimemiş aynalardır; en iyi onlar gösterir seni.
Üçüncü kişiler için yaşanmış bir hayatın kahramanı olma.
Üçüncü kişilerin senin hakkındaki fikirlerini dikkate al ama dert etme.
Yoksa kendin hakkında bir fikrin kalmayacak.
Anlam, küçük şeylerin toplamından oluşur dostum.
Dünyayı keşfetmeli insan.
Doğudan başlamalı önce.
Doğu ses ve söz, Batı resim ve ritimdir.
Gözlerini kapa, derin bir nefes al; eski Mardin’de birbirine karışan dillerin rengini dinle.
Kudüs sokaklarında kaybol sonra; kaybolmadığın şehir senin değildir.
Eski bir çarşıda, bir kahve dükkânında çekilen kahvenin kokusuyla ayıl.
Gözlerini kapa, derin bir nefes al;
Hindistan sokaklarında rikşaların yarattığı çılgın trafiğe hayran ol.
Ganj kıyısında yıka ruhunu.
Nepal’de Budist rahiplerin turuncusunda dinlendir aklını.
Gözlerini kapa, derin bir nefes al ve Niagara Şelalesi’nin başında kollarını iki yana aç.
Su zerreleri yüzüne, kollarına vursun.
Suları düşünme; sular düşünce “of” olmaz.
Tıpkı güneş batarken denizin canının acımaması gibi.
Avrupa’nın aşüfte sokaklarında büyülen.
Omuzlarında, içi tıka basa yokluk dolu küfeleriyle; yalın ayak yollara düşmüş kadınların, koskoca Afrika’yı nasıl beslediğini gör.
Geçmişe de git.
Kitaplar oku, bir dünya dostun olsun.
Bir kedin olsun; belki şehre bir film gelir, iklim değişir, Akdeniz olur.
Sahi, sen hiç bir kediyle ya da köpekle göz göze geldin mi?
Minnet dışında hiçbir şey barındırmayan bir bakış gördün mü?
Yeni bir dil öğren.
Bir enstrüman çal.
Bir hobin olsun.
İşini iyi yap.
Elinde, kendini kandırabileceğin küçük şeyler olsun.
Nihayetinde hayat, provası olmayan, bir kerelik bir şey.
Evrende Güneş Sistemi’nden en az 250 milyar tane daha var.
Dünya sandığın kadar büyük değil.
Küçük şeyler yaparak da iz bırakabilirsin.
İz bıraktığınız bir yıl olsun.
Mutlu olun.