Başlığı okuduğunda aklına gelen hiçbir şeyi unutmadık.
Ama bugün, özellikle 6 Şubat 2023’ü unutmadık.
Depremde çadır satan bir yardım kuruluşunu olan Kızılay’ı unutmadık.
“Cennetten bir köşe” diye pazarlanan çürük binaları unutmadık.
Geç kalan yardımları, bekletilen insanları unutmadık.
Yardım tırlarını yağmalayanları da unutmadık,
Gönderilen yardım kolilerine alay eder gibi alakasız eşyalar koyanları da…
Bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne sebep olmakla yargılanıp tutuklanan,
Ardından iki gün sonra tahliye edilen müteahhitleri unutmadık.
O tahliyelere imza atan, ardından müteahhitlerle fotoğrafları boy boy çıkan tahliye hâkimleri de…
Daha yargılanamadan kaçmasına göz yumulan müteahhitleri de unutmadık.
Enkazdan sağ kurtulduktan sonra, kendi memleketinde sessiz sedasız kaybolan çocuklarımızı unutmadık.
“Merkezi yönetim ve yerel yönetim el ele vermezse yardım gitmez” diyenleri unutmadık.
Ekranlara oynayıp, millet yardımlaşırken birbirine taş atanları unutmadık.
Yancı olan yayın kuruluşlarını da unutmadık.
Ama işte hayat devam ediyor…
Hâlâ konteynerlerde yaşayan insanlar var.
Ama yine de akşam sofralarında sevdikleriyle buluşuyorlar.
Depremde kaybettikleri, mezarı bile olmayan yakınları olan insanlar var. Ama dua etmeye ve yakınlarını anmaya devam ediyorlar.
3 yılda üç taşı üst üste koyup ev yapamayanlar var. Ama depremzedeler bulundukları konteynır evlerini yuvaya dönüştürüyorlar.
Çocuklar hâlâ okula gidiyor.
Bayramlar hâlâ kutlanıyor.
Sarsıntılar üç yıl önce bitti.
Ama depremin izleri günümüze kadar devam etti.
Henüz evine kavuşamayan depremzedeler var.
Enkazdan sağ çıkıp hayata tutunmaya çalışanların hikâyeleri var.
Biz unutmadık 6 Şubat 2023’ü.
İçeriden çürümüş dışı heybetli duran yapılara, kişilere, kuruluşlara rağmen; depremzedelere umut olmak, onlarla acısını paylaşmak ve bir an önce kalıntıların ağırlığını hafifletmek için birlik olan, mücadele eden, yardımlaşmayı çok iyi bilen milletimizi unutmadık.