Çocukluk hatıralarımız, annemizin telaşlı hazırlıkları, babalarımızın pazarlık için el sıkışmaları ve büyüklerimizin ziyaretine gittiğimizde ettikleri kalpten dualar... Yine bir bayramı karşılamak için hazırlıklara başladık. Bayramlarımızı gelecek nesillere aktarmak için yaşatacak olan da, yazacak olan da bizleriz diyerek, bu yazımda ülkemizde Kurban Bayramı haftasının nasıl geçtiğini anlatmak istedim.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bayram haftası bizde bayramın birinci günü veya arife günüyle değil, bayram günü gelene kadar yapılan hazırlıklarla başlar. Bu hazırlıklar temizlikle başlayıp pastalar, şerbetli tatlılar, harçlıklar, çocuklara dağıtılacak şekerler, misafirlere özel bekletilen yemek takımları ve bayramda ziyaret edilecekler-aranacaklar listesiyle arife gününe kadar devam eder. Arife günü, bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra kişisel hazırlıklara başlanır. Herkes kendisini bayramın birinci gününe hazırlayıp, ardından sabah uyanabilmek için erkenden yataklarına dağılır.
Kurban Bayramı'nın ilk günü, evin erkekleri sabah ezanından biraz daha sonra kılınan bayram namazı için camilere giderler. Evin erkekleri camide cemaatle namaz kılarken, kadınlar da evde bayram kahvaltısı için hazırlıklarını yaparlar. Kılınan namazın ardından camide cemaatle, evde aileyle bayramlaşıldıktan sonra, alınan harçlıklar giyilmiş olan bayramlıkların cebine koyulup, iyi dilekler kalplere kazındıktan sonra kahvaltı için sofrada buluşulur.
Kahvaltıdan sonra, Allah rızası için niyetlenilmiş kurban kesimi için ailedeki yetkili olan büyüklerle ya evin önündeki bahçelere inilir ya da kesimhanelerin yolu tutulur. Kurban kesimi bayramın ilk üç günü yapılabilir; ancak çoğunlukla bayramın ilk günü bu niyet gerçekleştirilir. Kesilen kurban eti üçe ayrılır: Bir kısmı kurbanı kesen haneye, bir kısmı eş-dost ve komşuya, diğer kısmı ise ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Özenle paketlenip dağıtılan etler, Kurban Bayramı'nın paylaşım ruhunu yansıtır; yardımlaşmanın ve hatırlanmanın değerini anlatır.
Kesilen etler evlerimizde küçük bir işlemden daha geçip buzluklara yerleştirildikten sonra, kalabalık sofralarda buluşmak, aile büyüklerini ziyaret edip geçmiş bayram anılarını dinlemek ve tabii ki tatilimizi değerlendirmek için yollara çıkılır. Vardığımız yerlerde lezzetli yemeklerden kurulan sofralarda oturulur, tatlılar yenir, kahveler ikram edilir, harçlıklar toplanır ve büyüklerden dualar alınır. "Ne kadar çok büyümüşsün!", "Düğün hazırlıkları nasıl gidiyor?", "Sınavlar nasıl geçti?" ve "Bu sene nereye gidiyorsun?" gibi klasik sorular cevaplanır. Geçmişten günümüze anı sohbetleri yapılır, uzaktakiler için telefon görüşmeleri gerçekleştirilir, kahkahalar atılır, fotoğraflar çekilir ve ardından başka bir aile ziyareti için yola çıkılır. Bayramlaşmalar ve çocuklar için tatil gezmeleri, bayramın üç günü boyunca devam eder.
Bunlara ek olarak, bizim ülkemizde bayramda küsler barışır. Dostluk, birlik ve beraberliğin tekrardan hatırlandığı, paylaşmanın ve yardımlaşmanın daha içten olduğu Kurban Bayramı’nda, evlerimizin kapıları hoş karşılanmalara ve içten sarılmalara açılır.