Nerde o eski bayramlar, ekonomik kriz hayatın her alanını etkiledi. Bayram coşkusu çok eskilerde kaldı, eski Türkiye alışkanlıkları yok artık.
Yurttaş cebinde ki paraya bakıyor değil kurban kesmek, değil tatil yapmak, değil bayram ziyareti yapmak evden çıkacak durumda değildi. Bu şartlar altında nasıl bayram yaşansın..
AKP iktidarı naralar atar eski Türkiye diye, bugün o eski günleri özlemeyen yoktur. Asgari ücret, emekli maaşı tarihi boyunca bu kadar dip seviyelere gelmedi.
En dip seviye ücrete mahkum edilmiş çalışanda, emeklide.
Alınan ücretle geçinmek mümkün değil, ev kirasına yetmeyen ücretler, gel de bayram coşkusu yaşa, ne mümkün. Yazık oldu güzelim ülkeme.
Bu sözü söylediğinde iktidar çevrelerinden aynı ses yükselir, kafeler lokantalar dolu daha ne olsun derler. Doğrudur, kafeler doludur, AVM’ler doludur buna itiraz yok. Gidebilen yurttaş sayısı sınırlı, o alanları için yeterli olabilir ancak hepsi bu.
Basit bir hesapla durumu anlatalım, örneğin; Sakarya nüfusu 1 milyon 200 bin, şehrin yüzde 20’si imkanlara sahip yani bu da 240 bin kişi eder. İşte her yerde gördüğünüz kalabalık bundan ibaret. Yani kafede de lokantada da AVM’de de gördüğünüz hareketlilik açılımı bundan ibaret.
Sorun nerede; kalan nüfus yani 960.000 kişi ne durumda bunu soran sorgulayan yok. İktidar erkleri ezber yapmış hep bir ağızdan bu hikayeyi anlatır.
Şehrin kalan nüfusunu görmez, esasen görürde işine gelmez bunu anlatmak söylemek.
Bayram kime gelmiş, kime gelmemiş ortada. Kendimizi kandırmaya gerek yok, sefalet bir dönem yaşanmakta. Ülke nüfusunun yarısından fazlası açlık sınırı altında yaşamaya terk edilmiş, meşhur TUİK verileri dahi bu durumu böyle tarif etmekte.
Açlık sınırı, yoksulluk sınırı verileri durumumuzu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Çalışanın, emeklinin durumu bundan ibaret, bu şartlar altında yap yapabilirsen bayramı, yaşa yaşayabilirsen coşkuyu.
Ekmeğe muhtaç hale dönüşmüş, yurttaşın önemli bir bölümü maalesef böylesi vahim tablo altında ezilmekte.
Eski Türkiye, bayramlarını da eskide bıraktı. Geriye doğru gidince ilerlediğini görürüz yani takvimi geriye sarınca ileriye doğru gitmiş oluyoruz.
Bundan sonra bayram neyimize, karnını doyurmayı becermişsen şanslısın ve seçkinsin.