Geçenki yazımızda iktidarın yanlış politikaları yüzünden gelen büyük israf ve onun getirdiği enflasyon ve halkın geçim sıkıntısına değindik. Bir de Yap-İşlet-Devret modelinin ülkemizde parasal anlamda sadece bazı müteahhitleri sevindirdiğine ve Hazine’nin verdiği garantilerden söz ettik…
İsraf yazılarına kaldığımız yerden devam edelim.. Devlet hastanelerinde yaşanan randevu sorunu yıllardır hepimizin malumu. Bunun altında yatan neden ise bu hastanelerin sayıca az olması. Şehir hastaneleri ise bu kapasiteyi karşılamaktan uzak…Peki devlet hastanelerinin az olmasının sebebi nedir? Neden kamu hastanelerine yatırım yapılmıyor? Bunun nedeni ise Şehir hastanelerine yapılan büyük ödemeler. Adeta bir kara deliği andıran bu hastanelere ödenen para ile çok sayıda kamu hastanesi yapılabilir, randevu ve sağlık sorunu çözülebilirdi…
Bazı müteahhitleri gözetmek yerine devlet hastaneleri yapılmış olsaydı, bugün halkın rahatça randevu alabileceği 214 yeni hastanesi daha olacaktı. Yani rakamsal ifadeyle yazarsak, iktidar 188.7 milyar liralık kaynak ile yalnızca 18 şehir hastanesi açtı. Bu para ile 214 devlet hastanesi yapılabilirdi. 214 nere, 18 nere…
Soruyorum size, bunun adı israf değil mi? Ne zaman seçim ekonomisinden, popülizmden, iktidarda bir 5 yıl daha kalayım düşüncesiyle hareket edip israftan kurtulacağız? Devlet hastanelerinin sayısı az olunca, vatandaş ise özel hastanelere mecbur bırakılıyor.
22 yıllık AK Parti döneminde devletin hastane sayısı sadece yüzde 23, yatak sayısı yüzde 46 artarken; özel hastane sayısı yüzde 111, özel hastanelerin yatak sayısı yüzde 185 arttı. Özel hastaneler yatırım yaparken, iktidar ise sadece 18 Şehir hastanesiyle bu işin çözüleceğini zannediyor. Bu düşünce bize zarar veriyor…Görebilene…