-TÜİK’in hayali enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklanırken, halkın yaşadığı ve iliklerine kadar hissettiği gerçek enflasyon yüzde 56,14 olarak ENAG tarafından kayıtlara geçirildi.
-EURO bölgesinde işsizlik oranı yüzde 6,30 olarak görülürken, Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 890 bin kişi oldu. Bu da ülkemizi Avrupa’nın lideri konumuna getirdi.
-Dünyadaki tüm ülkelerin doğalgaz zam ortalaması (2023 yılından bugüne kadar) yüzde 10 olarak gerçekleşirken, ülkemizde ise bu oran yüzde 162 gibi astronomik rakamları gördü.
-En düşük emekli maaşı, 19 binlerden 20 bine çıkması da halkın alım gücünde bir değişiklik meydana getirmeyecek. 2002’de en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabiliyordu, 2026’da ise 3 çeyrek altın alınabiliyor. Mevcut haliyle en düşük emekli maaşı, hem asgari ücretin hem de açlık sınırının altında bulunuyor.
-Daha ilginç olanı söyleyeyim; 2008 yılında eski kanundan gelen taban aylık uygulamasının kaldırılmamış olsaydı, 1 Ocak 2026 itibarıyla taban emekli aylığı 46 bin TL’ye yükselecekti.
-O tarihteki bir emekli aylığı, yine o tarihteki kişi başı milli gelirin yüzde 46’sına denk geliyordu. Şu an ise yüzde 20 civarında.
-Geçmediğimiz köprüye, girmediğimiz tünele, uçmadığımız uçakların havalimanlarına yani onları yapan 5’li muhteşem müteahhitlere 2026 yılında 235 milyar TL ayrılırken, en düşük emekli aylığı için 69 milyar TL ayrıldı. Bütçeyi sonuna kadar zorladık diyenlere ekonomi dersleri vermek en büyük arzumdur.
-Tarımı ayağa kaldırmak istiyorsanız, çiftçiye çok fazla destek vermeniz gerekli. Fazlayı bırakın, GSYH’nin yüzde 1’i verseniz yeterli.
-2026 yılı için Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 77,3 trilyon lira olarak belirlendi. Yasal olarak bunun yüzde 1’i, yani en az 773 milyar lira çiftçiye destek olarak verilmeliydi. İktidar, yalnızca 168 milyar lira ayırmış.
Bu oran, milli gelirin binde 22’sine denk geliyor.
Yani kanunen verilmesi gerekenin 5’te 1’i. Üstelik, aynı dönemde faiz ödemeleri tarımsal desteklerin 16 katı. Böyle bir ülkede çiftçi nasıl üretim yapsın da kazansın?
İç ve dış borç stoku konusuna girmiyorum bile. Kısacası durumumuz çok kötü. İsraf ekonomisi devam ettiği müddetçe halkın rahat nefes almasını kimse beklemesin…