Her yılın sonuna doğru milyonları ilgilendiren asgari ücret tahminleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Birçok yorumu kendimizce takip etmeye çalışıyoruz. Bazı sivil toplum kuruluşları da bu ücretlerin 45 bin TL ve üzerinde olması gerektiğini söylerken acaba hükümetin bu ücreti kabul edeceğine nasıl inanıyor ona hayret ediyorum.

Elbette bu hayat şartlarında olması gereken ücret 45 bin TL’den az olmamalı lakin, mevcut yönetimin bu rakamı kabul etmesi hayalden öteye gitmeyecektir.

Bu hayat şartlarında derken cümleyi biraz açalım…Malumunuz 2025 yılı asgari ücret 22.104,67 TL olarak belirlenmişti.

Peki bu ücret, ocak ayından bu yana enflasyon karşısında ne kadar eridi? Erime, Ocak-Eylül döneminde 5 bin 621 TL olarak hesaplandı. Ekim enflasyonuna da katarsak bu rakam 6 bin 200’lere ulaşmış durumda. 2024 yılındaki resmi enflasyon yüzde 44,4 olarak açıklanmıştı lakin 2025 asgari ücret sadece yüzde 30 olarak kamuoyuna müjde olarak verildi. Ücretlinin kaybı kafadan yüzde 14,4 olarak karşımıza çıkmıştı.

Bu yıl ise enflasyon etkisiyle 22 bin TL’lik rakam, emekçinin eline 16 bin 483 TL olarak (ekim enflasyonu hariç) geçti. Bu erime, yıl sonuna kadar da devam edecek.

Sözü fazla uzatmayalım, 2026 asgari ücret rakamı ne olacak? Bilindiği gibi hükümet, artık bu rakamı belirlerken gerçekleşen enflasyonu değil, hedeflenen enflasyonu benimsedi. 2025 yılsonu enflasyon hedefi ise yüzde 31,5 olarak revize edilmişti.

Büyük ihtimalle 2026 asgari ücret, 27.170,00 TL ile 27.300,00 TL arasında olacaktır. Tabi Cumhurbaşkanı Erdoğan, inisiyatif kullanıp bu rakamı daha da yukarıya çekebilir, bunu da not olarak düşelim…

Almanya bizi neden kıskansın…

Almanya’nın bizi kıskandığı şeklindeki meşhur cümle daha yıllarca dilden dile dolaşacak. Sahi Almanya neden Türkiye’yi kıskansın? Yıllık enflasyonu yüzde 2,4 olarak açıklandı Almanya’nın. Bizim aylık yüzde 2,5 enflasyonumuz adamlarda yıllık olarak cereyan ediyor. Bunu mu kıskanacaklar?

Asgari ücretliye, enflasyon rakamının 3 katı zam kararı aldılar. Biz hala 27 bin rakamını tartışıyoruz, bunu mu kıskanacaklar? Geniş tabanlı işsizlik oranımız yüzde 28’i buldu, bunu mu kıskanacaklar? Diğer verilere hiç girmiyorum, bu saçma tartışmayı kapatıyorum…

Metrobüs konusunda fikrim değişmedi

Daha önceki yazımda da dile getirdim, belki iyi niyetle ortaya çıkmış bir proje lakin Sakarya trafiğini rahatlatmak bir yana, işin içinden çıkılmaz hale geldiğini sadece ben değil, tüm Sakaryalılar görüyor.

Gelin bir bakın; Kudüs Caddesi, Milli Egemenlik Caddesi, Şeker fabrikası önündeki cadde ve diğer ana akslar…Metrobüs’ten önce nasıldı, şimdiki durum nasıl siz karar verin istiyorum. Tüm bunların yanında, bu caddeler üzerinde yeteri kadar otopark mevcutken, şimdi bu caddeleri park için kullanmak, adeta yarışa döndü. Sabah erken gelen caddelere park edebilirken, saat 10.00’dan sonra mümkün değil. İşte bu kargaşa, Metrobüs’ten sonra ortaya çıkan bir durum. Keşke raylı sisteme kadar bu caddeleri rahat bırakıp sisteme dokunmasaydınız…Haksız mıyım?