Bugün, içerisinde yaşadığım şehrin benim için Serdivan, Sakarya Üniversitesi, Sapanca Gölü, Çark Caddesi ve AVM’lerinden ibaret olduğunu, aslında bu şehri çok da tanımadığımı fark ettim.
Sakarya’nın dağlık bölgesinde, doğayla iç içe olan ve zamanın unuttuğu Taraklı’ya UNESCO tarafından “Sakin Şehir” ünvanı verilmiş; daha sonra ise bu ünvanın sürekliliği için gerekli ödemeler yapılmadığı için unvan iptal edilmiştir. Dar sokakları, Osmanlı mimarisine sahip evleri ve dingin havasıyla ilçeyi ziyaret edenlerin hafızasına kazınıyor. Aramızda kalsın ama ilçede zamanın normalden daha yavaş aktığını söyleyenler bile var.

Sakarya Nehri, Kızılırmak ve Fırat nehirlerinden sonra Türkiye’nin en uzun üçüncü nehridir. Eskişehir’e kadar uzanan Sakarya Nehri’nin uzunluğu toplamda 824 km’dir. Sakarya Nehri’nin suyu, günümüzde içme-kullanma suyundan tarıma, sanayi endüstrilerinden enerji ve ekoloji/rekreasyona kadar birçok alanda kullanılarak şehre hayat veriyor. Her damlasıyla yaşamımıza katkı sağlayan nehrin korunması ise büyük önem taşıyor.

Sakarya, Türkiye’de üretilen traktörlerin büyük çoğunluğuna ev sahipliği yapıyor; hatta “traktör başkenti” olarak anılıyor. Türkiye’de yapılan tarım için büyük bir katkı sağlarken, aynı zamanda üreten fabrikalarıyla ülkenin dış ticaretine de ışık tutuyor.

2011’de Tabiat Parkı unvanını alan Poyrazlar Gölü, bugün “1. derece Doğal Sit Alanı” olarak korunuyor. Aynı zamanda şehrimizde bulunan Doğançay Şelalesi ise doğal anıt olarak biliniyor.

Daha önce “Sakarya’nın Doğası: Acarlar Longozu” başlıklı köşe yazımda, Acarlar Longozu’nun Türkiye’de çok nadir görünen bir ekosistem olduğunu, dünyanın ikinci ve Türkiye’nin birinci en büyük longozu olduğunu, Tabiat Parkı ve sulak alan olarak koruma altında bulunduğunu belirtmiştim.
Uzun yıllardır bizlere ev sahipliği yapan şehrimiz, 8 bin yıllık bir geçmişe sahip. Yapılan araştırmalara göre, Sakarya Nehri havzası boyunca antik çağdan bugüne kadar kesintisiz bir yerleşik hayat mevcut. Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Romalılar ve Bizanslar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan Sakarya şehrinin güçlü bir tarihsel geçmişi var.
Ve yine bugün, tarihi, doğası ve modern hayatıyla bir bütün olan Sakarya şehrinin, sadece içerisinde canlıların yaşamını sürdürdüğü bir şehir değil, keşfetmeye değer bir hikâyesi olduğunu fark ettim.
