Ülkemizde, olumlu cümle yapısıyla kurulmuş fakat faydası olmayan kararların hemen ardından olumsuz cümle yapısıyla alınmış kararlar çıkar. Bu sayede, ilk alınmış olan ve cümle yapısı olarak olumlu görünen kararın olumsuzluğu örtbas edilir. Ne anlatmaya çalıştığımı anlamamış olabilirsiniz. Gelin, size bu paragrafın nasıl çalıştığını anlatayım.

Önce Ramazan’ın gelişi büyük bir heyecan ve hazırlıkla bekleniyormuş gibi yapılır. Ramazan’da yardımlaşalım, nefsimize hâkim olalım ve yoksulun halinden anlayalım mesajları ülkenin dört bir tarafıyla paylaşılır. Hemen ardından zaten yoksulun zar zor aldığı ekmeğe-erzağa zam yapılır. Yani kaşıkla yapılan yardım, kepçeyle geri alınır benim ülkemde.

Manevi anlamı gerçekten çok önemli olan bayramlar yaklaşırken, ilgili makamlarda, kral dairelerinde oturan yetkililer müjdeli bir haberin duyurusunu yaparlar “Emekliye Müjde! Bayram ikramiyesini 4 bin TL’ye yükselttik!”. Cümle ne kadar olumlu değil mi? Ancak rakam trajikomik. Çünkü sözde olumlu duyurusunda bildirdiği ücretin günümüz Türkiye’sinde bir karşılığı olmamasına rağmen alıcısı çok. Halkımızın doyumsuz ve kurnaz kesimi. İkramiyeler daha hesaplara yatmadan nereye gideceğini belirleyen, sadece bayram olduğu için 3-4 günlük zamlı fiyatlarla ilanlar açan müjde sektörleri. Bu kesim henüz hesaplara yatmamış olan ikramiyeleri, yardımları çalarlar. Elleri cebimize veya cüzdanımıza girmemiş olsa bile yeni nesil ve modern hırsızlıktır bu. Müjdelerin ardındaki sessiz soygundur. Buna rağmen, adalet terazimizde bir ağırlığı, yaptırımı yoktur.

Demem o ki bizim ülkemizde bohça dörde katlanır. Birinci kat dar gelirli ve yoksullardan oluşur. Her şey aslında birinci katın altında saklıdır. Ülkemize dair gerçek olan her şey; gerçek yaşam savaşı ve gerçek hazineler. Birinci kat onları sahiplenmiştir. Sonra ikinci kat atılır üstüne. Bu kat birinci kata yapılan yardımlardan oluşur. Birinci kata desteklemiş hissettirmek, sahip çıkmış olmak için atılır. Bohçada saklanan hazineden faydalananlar ikinci katı bahane olarak, “Biz size yardım ettik, elinizden tuttuk” diyebilmek için kullanır. Sonra bohçaya üçüncü kat eklenir. Yapılan yardımların hemen ardından, vakit kaybetmeden çıkan modern hırsızlar. Gerçekten bu yardımla az bile olsa yükünü hafifletecek olan dar gelirlinin ve yardımlarının üzerine serilir, yüklerine kat çıkarlar. Böylece bohçamızın üçüncü katı serilmiş olur. Bizim ülkemizde bohça dörde katlanır demiştim değil mi? Dördüncü kartı tahmin etmek hiç zor olmasa gerek. Tabii ki görüntüyü güzelleştiren, normalleştiren ve altta kalan katların, duyulmasını ve görülmesini zorlaştıran kat. Yolsuzlukların ve haksızlıkların üzerini örtüp ve sessiz kalarak temiz bir görüntü sağlayan kat. Nasıl mı? Cevabını bilecek ve görecek kadar zekisiniz.

Özetlemem gerekirse, bohça yine katlandı ve düğümler sıkıca atıldı. Parlatılmış desteklerden, müjde sektörleri payını aldı. Oyun bir kez daha dar gelirlilerin üzerine oynandı, perdeler çekildi, ışıklar kapandı.

Adalet terazisi mi? Çok iyi çalışıyor. Ancak kim için çalışıyor, işte orası muamma.