14 Mart 1919’dan beri her yıl kutlamayla hatırladığımız Tıp Bayramı'nda aslında kutlamaktan ziyade farkındalık oluşturmalıyız. Öncelikle tüm sağlık çalışanlarımızın bu özel gününü kutluyorum. Ancak içten içe biraz buruk, biraz da kızgınım… Çünkü bir bayram, sadece kutlama değil; aynı zamanda yaşananlarla ilgili farkındalık oluşturma günü olmalı.

Sağlık çalışanları zorlu koşullar altında, hak etmedikleri bir muameleyle çalışıyor ve bizler bu konuda yeterince destek olamıyoruz. Gece gündüz demeden, ağır şartlarda, tatil bilmeden emek veriyorlar. Üstelik sağlık sektöründe farkındalık yaratılması gereken en önemli konuların başında şiddet geliyor. Doktorlar, hemşireler, sağlık teknisyenleri ve hastane personelleri, görevleri başında sürekli bir tehdit altında. Bu kabul edilebilir mi? Asla!

Peki ya çalışma koşulları? Birçok sağlık çalışanı günlerce dinlenemeden nöbetten nöbete koşuyor. Ailelerine ve kendilerine vakit ayırmak artık bir lüks haline gelmiş durumda. Bir hekimin, bir hemşirenin, bir sağlık teknikerinin asli görevi, hastalarına en iyi hizmeti sunmak olmalı. Ancak tükenmiş, yorulmuş ve emeği yeterince takdir edilmemiş bir sağlık çalışanı bunu ne kadar yapabilir?

Ve sıkça gündeme gelen beyin göçü… Hiç düşündük mü? Neden bu kadar yeni mezun tıp öğrencimizi ülkemizde tutamıyoruz? Tıp fakültelerinden yeni mezun olan genç doktorların önünde zorlu bir tablo var. Ya yoğun bir çalışma temposuyla mücadele edecekler ya da çareyi yurtdışına gitmekte bulacaklar. Son yıllarda giderek artan beyin göçü tam da bu yüzden yaşanıyor. Bir doktor düşünün, hayatını insanları iyileştirmeye adamış ama kendi geleceğini burada göremiyor. Bu hepimiz için düşündürücü olmalı.

Bu yüzden 14 Mart’ı kutlarken, sadece iyi dileklerle yetinmemeliyiz. Sağlık çalışanlarının haklarını savunmalı, çalışma koşullarını iyileştirmek için sesimizi yükseltmeliyiz. Çünkü sağlık, yalnızca hastaların değil, sağlık çalışanlarının da hakkıdır. Onlar olmadan iyileşmek mümkün mü? Elbette değil.

Bugün bir sağlık çalışanına yalnızca “iyi bayramlar” demek yeterli değil. Onlara değer verdiğimizi hissettirmeli, emeklerini gerçekten takdir ettiğimizi göstermeliyiz. Çünkü sağlık, hepimizin ortak meselesidir.

Tüm sağlık çalışanlarına saygı ve minnetle…