Baharın gelmesiyle birlikte yeşeren coğrafyamız gibi, gündüzleri hayat telaşıyla bastırılmış hislerimiz, isteklerimiz ve umutlarımız da yeşermek için toprağa; süslenmek içinse bir gül ağacının altına gömülür. Nam-ı diğer: Hıdırellez.
Halk arasında Hızır; baharı getiren, bollukla gelen ve darda kalanlara yardım eden olarak bilinirken, İlyas ise suların ve denizlerin koruyucusu olarak anılır.
Her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan Hıdırellez, Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğuna ve o gün bereketin toprağa düştüğüne inanılarak çeşitli ritüellerle kutlanır.
İnanışa göre bu ritüellerin bazıları dileklerimizin gerçekleşmesine, bazıları bereketin artmasına, bazılarıysa bizleri nazardan ve negatif enerjiden arındırmaya yöneliktir.
Ritüellerden biri olan dilek dileme, gül ağacının altına dileklerimizin yazılı olduğu bir kâğıt gömülerek gerçekleştirilir. Temiz bir kâğıda dileklerimizi yazarak ya da çizerek aktarır, ardından bu kâğıdı katlayıp Hıdırellez gecesi gül ağacının altına gömeriz.
Hızır Peygamber’in dileklerimize dokunmasıyla onların gerçekleşeceğine inanılır.
Bu ritüeli yaparken dileklerin kırmızı bir ip ya da kurdeleyle bağlanmasının daha etkili olacağı da söylenir.
Sabah gün doğduğunda, dilek gömülen yerden çıkarılır ve akan suya bırakılarak, suların hâkimi olan İlyas Peygamber’e teslim edilir.
Bir diğer ritüel ise ateşten atlamadır. Hıdırellez gecesinde yakılan ateşin üzerinden üç kez atlanır. Bu atlayış; eski yılı, hastalıkları ve sıkıntıları geride bırakma anlamı taşır.
Çoğu kişi bu esnada şu sözleri tekrar eder:
“Derde devaya, yâre merheme, Allah’a emanet!”
Böylece nazardan ve kötü enerjilerden aranıldığına inanılır.
Son olarak bereket ritüelleri uygulanır. Büyük sofralar kurulur, piknikler ve toplu etkinlikler düzenlenir.
Bazı yerlerde gül ağaçlarının altına veya kapı eşiklerine bozuk para bırakılır.
“Hızır uğrasın, bereket gelsin” diye cüzdanlar açık bırakılır.
Hatta bazı evlerde yoğurt mayalanır; tutarsa o yılın şanslı geçeceğine inanılır.
Kısacası Hıdırellez; nazar, şifa, bereket ve dua geleneğidir.
Kutlamalar şehirden şehre, kişiden kişiye değişse de özünde; doğayla, inançla ve umutla buluşma günüdür. Toprağa gömdüğümüz her dilek ise, içimizde yeşermeyi bekleyen bir inancın filizidir. Bazen hayatımızı değiştiren şey ise, sadece bir kâğıt ve bir gül ağacıdır. Belki de sulanmayı bekleyen umutlarımızdır.
Hızırla Buluşma Günü: Nam-ı diğer: Hıdırellez
Tuğba Eğlengül
Yorumlar