Evlerimizde tükettiğimiz sebze yada meyvenin, bize gelene kadar tedarik zincirinin her halkasında akla ziyan fiyat artışları enflasyonun bir başka nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin bir maydanoz yada marul. Tarladan 2,5 TL’den yola çıkıyor. Evlerimize gelince 15-20 TL arasında bir fiyatla tüketmek zorunda kalıyoruz.

Arada her duruşta birileri (haklı yada haksız) ürünün üzerine fiyatı bindiriyor. Yani kısaca yolculuğu şöyle tanımlarsak; tarladan sofraya kadar olan süreçte epey aşama var: Üretim, hasat, işleme, boylama, paketleme, ambalaj, üretim bölgesinden tüketim bölgesine ürünün taşınması yani lojistik, piyasaya arzı, market, manav ve pazarlarda satışa sunulması.

Peki bu konuda neler yapılmalı kısaca değinelim…

Ürün toplama, işleme, depolama ve nakliye işlemleri üretim merkezli kümelenmeyle yapılmalı. Bu gerek devlet eliyle, gerekse kooperatifler marifetleriyle gerçekleşebilir. Üretici işe toplu tedarikle başlayabilir, standart ve planlı bir üretim yapılıp ve pazarlayabilir. Bunun içinde üretici bölgelerinde dünya standartlarında uygun bir biçimde satışa hazır bir hale getirilecek merkezler kurulmalı. Komisyoncu, tüccar, market zincirleri online ortamda ürünü ederinden almalı ve pazarlamalı. Bunun için de kamu projelendirme ve finansmanını yapma görevlerini üstlenmeli.

8 MADDELİK ÖNERİ

1- Sektörün girdi maliyetlerini, rakip ülkelerin eşdeğer reel girdi fiyatlarıyla uyumlu hale getirmeliyiz.

2- Tarımsal tedarik sistemini devletin düzenleyeceği bir platform üzerinden ortaklaşa karşılayacak hale dönüştürmeliyiz.

3- Sektördeki kayıpları ve verimsizlik kaynaklarını minimize edecek bir değer zinciri kurgulamalı ve uygulamalıyız. Bunun için devlet, belirli üretim merkezlerinde üretici örgütler vasıtasıyla hasat, işleme ve depolama birimleri oluşturmalıdır. Soğuk zincir lojistiği bu değer zinciri ile bütünleşik çalışmalıdır.

4- Tarımsal destekler; en az bir sezon, ortalama üç sezonluk planlamayla önceden açıklanmalı ve her sezon başında işin yapılma oranına göre ödenmeye başlanmalıdır.

5- Örtüaltı ve meyve üretimi gibi özellikli üretim faaliyetlerinin yapısına uygun destekleme politikaları uygulanmalıdır. Tarım arazileri tavizsiz ve tam koruma altına alınmalı, mevcut hazine arazileri sektörde en az 5 yıllık tecrübeye sahip üreticilere uygun koşullarla kullandırılmalıdır.

6- Yaş meyve sebze sektörü başta olmak üzere tarımsal ürün ticaretinde kayıtlı olmaya, şeffaflığa ve izlenebilirliğe özel önem verilmelidir. Böylece spekülatif ve manüpilatif faaliyetlerin önüne geçmek mümkün olur.

7- Hal Kayıt Sistemi, sektörün ticaretinde ağırlıklı öneme sahip olmalıdır. Mevcut durumda bu oran yaklaşık yüzde 30 civarındadır ve piyasayı etkinleştirmek bakımından yetersizdir.

8- Sektörün ticaretindeki kayıtlılık ve şeffaflık; kapsayıcı ve ağırlıklı yeni bir hal yasasıyla sağlanmalıdır. Buna göre haller değer zinciri ve tedarik zinciriyle entegre çalışmalıdır. Yani bu anlayışla hal sayısı üretim ve tüketim bölgeleri ağırlıklı olarak mevcut duruma göre arttırılmalıdır. Diğer taraftan kayıtlılığı ve şeffaflığı artırabilmek için e-fatura uygulaması ile hal bildirimleri uyumlu hale getirilmelidir.