6 Şubat 2023 tarihinden bu yana 2 yıl geçti. Acımız baki, ancak öfkemiz dinmiş gibi. Unutmadık dedik, ancak unutmadığımız tek şey o gün duyduğumuz acımızdı. Acımız dışında, o günden sonra yaşanan ve yaşatılan çoğu şeyi unuttuk. Bu yüzden bugün anmamız gereken olayların sayısı yükseldi.
Türkiye’de her yaşanan acı olaydan sonra “birlik olmalıyız” diyenlerden daha çok, kendi cebini düşünen sözde yardımseverler meydanlarda kendini gösterdi. Türkiye ise tam bu yaşanan felaketlerin sıklığından ötürü fırsatlar ülkesi haline geldi.
Mesela, ülkemizde deprem oldu, kriz yaşandı. Herkesten bu krizde tek yürek, tek bilek olması beklenirken bazı ticaret yapan insanlarımız krizin kötüsü veya en kötüsü olmaz diyerek bunu fırsata çevirdiler. Kimilerimiz tek yürek, tek bilek olmanın hakkını verirken; kimilerimiz bizleri keriz, depremi de kriz yerine koyup; yardım malzemeleri, yaşam destek ürünlerinin fiyatlarını arttırdılar. Yetmedi, yardım kampanyalarında olan ürünleri satın alıp, kendi karlarını ekledikten sonra tekrar piyasaya sundular. Yine yetmedi, şehirlerini terk eden depremzedelere daha yüksek fiyatlardan kiralık evler verildi.
Mesela, ülkemizde pandemi yaşandı, yine ne hikmetse fırsatlar arttı. Tedarik zincirinde yaşanan aksilikler ve olası sorunlu senaryolar düşünülerek fırsat severlerimiz çözümü stokçuluk yaparak buldu. Gıda tedarikinde yaşanan aksilikler, gecikmeler düşünülerek raflardaki ürünler depolara kaldırıldı, her hafta yapılan artı yönde fiyat güncellemesiyle sayılı stoklarda raflara yeniden getirildi. Virüs yayılmasın ve bulaşmasın, evlerimizi temiz tutalım dedik; temizlik malzemelerine zam geldi. Maske takalım, korunalım dedik; maske fiyatları ve dezenfektanlara zam geldi.
Mesela, komşu ülkemizde savaş çıktı, yine bizim fırsat severlerimiz olası ihtimalleri bahane ederek meydanlara çıktı. Yine gıda ürünlerimize zam yaptı.
Mesela, ekonomik kriz çıktı; ithal malları olan fırsat severlerimiz hemen fiyatlarını arttırdı.
Mesela, çok yakın zamanda otel yangını yaşandı. Acil durum eşyalarına hemen zam yapıldı.
Bizler ise hep andık, sadece acılarımızı andık. Ve unuttuk. Yılda sadece bir kere andık. Anıyor olmamız unutmadığımızı gösterir sandık. Oysa unutmamış olsaydık, bugün bu andığımız felaketlerin sayısını çoğaltmazdık. Eğer unutmamış olsaydık, ülkemizi fırsatlar ülkesi, özür dilerim, fırsatçılar ülkesi yapmazdık.