Felaketin üzerinden tam 27 yıl geçti.
Biz yine yıldönümlerini anma törenleri ile geçirmeye devam ediyoruz.
Tabii ki anacağız, unutmayıp unutturmayacağız, lakin gerekli tedbirleri alıp düzenlemeleri yapmayacağımız anlamına gelmez.
Bunca geçen yıl neler yaptık, ne tedbir aldık; bence kocaman bir hiç!
Hâlâ bunun kader olduğuna inanmaya devam ediyoruz ve dualarla çözüme ulaşacağımıza inancımız sonsuz.
DEPREM GERÇEKTİR, bu gerçekle yaşamayı ve bilincine ulaşmamız gerekir.
Hâlâ hasarlı yapı stokları ile ilgili bir arpa boyu kadar ilerleyemedik.
Yaşamımızı idame ettirmek zorunda olduğumuz birinci derece deprem kuşağında olan ilimizde konuyla ilgili önlem almış değiliz.
Neden şehrimizde İKK (İL KOORDİNASYON KURULU) yok ve akademik meslek odaları ile birlikte yürütülen çalışmalar yok?
Bana göre şehrin birinci önceliği deprem gerçeğidir.
Deprem öncesi,
Deprem anı,
Deprem sonrası yapılması gereken davranış ve uygulama planları nerede?
Deprem toplanma merkezleri,
Çadır stokları,
Seyyar mutfaklar,
Seyyar banyo ve tuvaletler,
Seyyar hastaneler ve bunların konuşlandırılacağı bölgeler belli değil.
Yurttaşlar deprem konusunda ne kadar bilgilendirilmiş?
Yurttaşın yaşarken mezar satın almalarına bir düzenleme getirilmesi şart.
Günümüzde kentsel dönüşüm çalışmaları başlatıldı.
Umarım ivedi ve deprem gerçeğine uygun inşa edilir, bazılarının rant elde etmesine müsaade edilmez.
Depremde kaybettiğimiz canlara rahmet dilerken, her yıldönümünde acıları tazelenenlere sabırlar diliyorum.
Gerekeni yaparsak bu tür acıları tekrar tatmayız.
DEPREM ÖLDÜRMEZ, BİNALAR ÖLDÜRÜR