Türkiye ekonomisinde uygulanan (dengesiz, belirsiz ve Nurettin Nebati’nin heterodoks yaklaşımları) ekonomi politikası sonucunda sanayi üretiminde ve istihdamda önemli daralmalar yaşanıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in göreve gelmesinin, Merkez Bankası (TCMB) yönetiminin değişmesinin ve yeni ekonomi politikasına geçilmesinin üzerinden bir yılı aşkın süre geçti. Parasal sıkılaşma sanayi sektöründe daralma ve işsizliği de beraberinde getirdi. Ücretler kısıldı, emekli ve diğer kesimler gerçek enflasyon rakamlarının altında kaldı.
Hatırlarsanız bu dönemde TCMB faizleri Haziran 2023'ten bu yıl mart ayına kadar olan dönemde politika faizini 41,5 puan artırarak yüzde 50'ye yükseltti. Sıkı para politikasının bir sonucu olarak finansmana erişimde problemler yarattı…
SANAYİ ÜRETİMİ GERİLEDİ
TÜİK verilerine göre haziranda sanayi üretimi aylık yüzde 2,1, yıllık yüzde 4,7 azaldı. Aynı dönemde ihracat miktarı yıllık yüzde 8 azaldı. Otomotiv üretimi ise yılın ilk 7 ayında döneminde yüzde 5 daralmıştı. Bir ülkedeki sanayi üretiminin en belirleyici ve kıstası otomobil üretimidir. Otomobil üretimine bağlı olarak yüzlerce ayrı parça ve tedarikçisi, bu halkıyı oluşturur. Bu yüzden otomobildeki gerileme, ülkedeki reel sektörün iyiye gitmediğinin işareti olarak gösterilir.
Plansız ve israf ekonomi politikaları istihdamda da kendini gösterdi. Haziran ayında geniş tanımlı işsizlik yüzde 27,3 ile pandemi dönemi olan 2021 yılı ilk çeyreğinden bu yana en yüksek seviyesini gördü.
TCMB verilerine göre, Reel Kesim Güven Endeksi bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak 98,5 seviyesinde gerçekleşti. Reel kesim güveni böylece pandemi seviyesine gerilemiş oldu.
TCMB anketine göre imalat sanayinin mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve istihdama ilişkin beklentileri de geriledi.
DARALMA BEKLENİYOR
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ekonomistlerine göre, Türkiye ekonomisinin 2024 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda kıyasla yüzde 0,6 çeyreklik bazda yüzde 0,7 daralma bekleniyor.
BETAM araştırmacıları yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla tüketim malları ithalatındaki yüzde 6,5'lik artışa karşı konut kredilerinde yüzde 9,5'lik ve kamu harcamalarında yüzde 11,1'lik azalma olduğunu öngördü.
STAGFLASYON KORKUSU
Türkiye ekonomisinde enflasyon da temmuzda aylık yüzde 3,23, yıllık yüzde 61,78 ile yüksek seyrini sürdürürken ekonomik durgunluk beklentileri 'stagflasyon' tartışmalarını tetikledi.
Stagflasyon, bir ekonomide önceki dönemlerden daha düşük büyüme yüksek işsizlik ve enflasyondaki yükseliş seyrinin sürmesi durumlarının aynı anda ortaya çıkması olarak tanımlanırken önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri bu durumun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinde belirleyici olacak.