Yeni eğitim ve öğretim yılı başlıyor. Baştan söyleyelim ki sıkıntılı bir başlangıç.

Okullar başlarken özellikle sıkıntı devlet okullarında. Okullarda eskiden önlük vardı, ya da forma giyerdiniz ama artık onlar yok. Pantolon, tişört, polar değişiyor tabi okuldan okula. İyi de dar gelirli aileler, hele de birden fazla çocuğu olan aileler bu yükü nasıl kaldıracaklar?

Asgari ücretle geçinmeye çalışan binlerce aile var, nasıl alacaklar? Kırtasiye, çanta giysi derken bir sürü maliyet. Daha buna beslenme eklenecek. Spor için eşofman, ayakkabı alınacak. Bu veli bunları nasıl alacak.

Beslenme konusu ayrı bir şey zaten. Çocuk sabah kalkıp kahvaltısını yapıp okula gidecek ama kahvaltısı besleyici olacak mı? Peynir, süt, yumurta diye devam eden şeyleri velisi alabilecek mi? Kahvaltıyı halletti diyelim. Öğle yemeği annesi çocuğun çantasına beslenme koyabilecek mi?

Velilerin büyük bölümü çocuklarının ihtiyaçlarını almak için çarşıya çıktıklarında gördükleri fiyatlar karşısında ne yapacaklarını şaşırıyor.

Zamlar nasıl da piyasayı vurmuş. Herkesin derdi aynı! Zincirleme bir sıkıntı yaşanıyor.

Sabit gelirli vatandaş da sıkıntılı, Esnaf da sıkıntılı. Toptancılar da sıkıntılı. Durum iç acıcı değil!

Aslında okul alış verişi için çarşıya, pazara giden velileri izlediğiniz zaman ekonominin ne kadar vahim durumda olduğunu görürsünüz.

Daha güzel, adil, çocukların üzülmediği, çocukların aç kalmadığı, çocukların tecavüze uğramadığı ve okula gidebildiği bir ülke dileğiyle.

Bu yıl şiddete maruz kalan, okul yerine çalışmak zorunda kalan, tecavüze uğrayan, zorbalığa uğrayan bütün çocuklar için bir gün güneş doğar inşallah.

Ama şimdilik bütün çocuklara merhaba.