"Sesimi duyan var mı?"
1999 depreminde kulaklarımızda çınlayan sesleri bir kere daha duyarak uyandığımız gün: 06 Şubat 2023

Binlerce binanın yıkıldığı, binlerce insanın yaralandığı, can kaybının yaşandığı depremde yüreklerimiz yandı.
Kelimelerin ve ifadelerin kifayetsiz kaldığı anları gözyaşlarımız ve ellerimiz dua da olarak izledik...

Tek vatan, tek bayrak dediğimiz ülkemizde, tek yürek, tek bilek olarak dayanışma sağladık; tıpkı bir elin parmakları gibi...
Nasıl ki parmakların birliği elin işlevini sağlıyorsa, bizler de yurdumuzun her köşesinden maddi manevî güç birliği oluşturarak acımızı sarmaya ve yâr olmaya gayret ettik.
Türk milleti imanlıdır, feraset sahibidir, merhametlidir; bir yerde bir kardeşimizin eline diken batsa bizlerin canı yanar. Etnik köken, dil, din, mezhep, siyaset, takım gözetmeksizin bir oluruz diri oluruz!
Gün yaraları sarıp sarma ve beraberlik günüdür.
Bu durum dünyaya ve içimizdeki bölücülere de örnek olsun!

Yüreğimizi donduran görüntüler olduğu gibi içimizi ısıtan görüntülere de şahit olduk. Bu aziz millet birbirini sarmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği, paylaşmayı bilen kurtuluş mücadelesi ruhunu taşıyan kutsal bir millettir.

Tüylerimizi diken diken eden, gözyaşlarımıza sebep olan acının bir daha yaşanmaması için dua ettiğimiz kadar, tedbir de almamız gerekiyor.
Acıyı sıcağı sıcağına yaşamak ve sonrasında olmamış gibi yaşamak daha büyük felaketleri kaçınılmaz kılar.
Daha önceki yaşadığımız depremlerden ne kadar ders aldık, ne sonuçlar çıkardık, nasıl tedbirler aldık gözden geçirilmesi gerekiyor.

Acının siyaseti olmaz!
Vatan ve millet menfaatinin siyaseti olmaz, ihmallerin ve tedbirsizliğin şakası olmaz!

Bir daha ulusal yas ilan edilmemesi için, canlarımızı yitirmemek için acil olarak " DEPREM YÖNETMELİĞİ" gözden geçirilmelidir.

Deprem bir doğa olayıdır. Yağmur ve kar yağınca, rüzgar esince ölmüyor, deprem yaşadığımız zamanda ölüyorsak buradaki asıl yıkıcı fay hattı ihmal ve eksikliktir.
Deprem ülkesi Japonya bu duruma örnektir.
Depremle yaşamaya alışmış olan Japonlar hayat standartlarını deprem önceliğine göre kurmuşlardır. Aksi halde Japonya 'nın haritadan silinmesi gerekiyordu.

Uzmanlar, sıradaki İstanbul depreminden bahsediyorlar...
Allah korusun böyle bir felaketin İstanbul'da olması demek, kıyamet demektir.

İnsanoğlu hırsı ve açgözlülüğü sebebiyle üflesen yıkılacak olan evlerine fahiş fiyatlar istiyorlar. Ahlak, vicdan ve kamu hakkı bilmez insanlara devlet acil olarak müdahale etmelidir.
Ağır yaptırım yasaları uygulanmalıdır!
Yetkili firma ve kişilerden depremzede olan vatandaşların hakları sorumlu tutulmalıdır!
Evini kiraya veren mülk sahipleri ise deprem yönetmeliğine uygun tedbirleri alınmamış evlerini kiraya verememeleri, vermeleri halinde ise oluşacak mağduriyetler için hukukî cezâi işlem uygulanmalıdır! Aksi halde daha çok âh! vâh! Eder ve yardım tırlarını gözyaşları ile göndermeye devam ederiz.

Kentsel dönüşüm, sihirli değnek edasıyla bir anda düzenlenemeyecek yapılanma olsa da ihmal edilebilecek durumda da değildir.

Sizler hiç depremzede siyasetçi, bakan, yönetici, milletvekili gördünüz mü?
Sizler ve sevdiklerinizin yaşadığı konutlarda sizlere hak ve itibar hakkı veren milletin de yaşama hakları vardır. Lütfen bu duyarlılık ile yasa oluşturun ve tedbir alın.
Devekuşu gibi kafayı gömmek hata yaptırır.
Mevcut durumdan daha kötü şartlara sebep olur.
Sağduyulu, tarafsız, ülke ve milletinin menfaatlerini düşünen bir vatandaş ve anne olarak, devletimizin ilgili kurumlarınca, deprem yönetmeliğinin tekrar gözden geçirilmesini ve gereken düzenlemelerin yapılmasını diliyorum.

İdeoljisi, imanı, vizyonu ve misyonu olmayan; fırsatçı, yalancı, talancı, omurgasız, haysiyetsiz kimlikler, kirli eller ve kişiler sizleri bizler ve devlet not aldık!

Depremin hemen ardından, canla başla çok hızlı bir şekilde TSK'sıyla, THY ile, AFAD'ı ile, KIZILAY'ı ile, PAK'' ve JAK'ı ve de Sağlık Bakanlığı ile her daim vatandaşının yanında olan, yaralarını saran, acılarını paylaşan, kol kanat geren ve devletin şefkatli gücünü hissettiren Türk Devletine dua ile sonsuz minnettarlığımla teşekkürlerimi sunuyorum, vesselâm!

“Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.” (Tolstoy)