“İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklı kavga: 16 yaşındaki çocuk, başka bir çocuk tarafından aldığı 17 bıçak darbesinin ardından hayatını kaybetti.”
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Bir sigara verilmedi diye çocuk öldürüldü, hem de başka bir çocuk tarafından. Bu, hepimizin sinir uçlarına dokunan, kanımızı donduran, korkutan ve sürekli endişeli olma hâline iten bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Bu, çocukların artık bir çocuk gibi büyümediği, öfkenin getirdiği anlık şiddetin normalleşmiş bir refleks hâline geldiği bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. “Bir sigara vermedi diye…” başlayan cümlelerin ardından gelenlerle toplumsal özetimizin anlatıldığı bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Değersizleşen insan hayatını gözler önüne seren bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Toplumdaki gerilimle ilgili büyük tablonun içinde kaybolan bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Sebebi “sigara vermediği için” diyerek haberlere konu olan, üç gün sonra başka bir haberin gölgesinde unutulacak bir mesele.
Bu başlık sadece bir “asayiş haberi” değil. Çocukların bile birbirinden korktuğu bir memlekette, hiçbir yetişkinin gerçekten güvende olmadığını gösteren bir mesele.
Ve bu mesele sadece bir haber değil; toplumun aynası. Bir toplum ise çocuklarının öfkesi kadar karanlıktır. Şimdi yüzümüzü döndüğümüz bu aynaya istediğimiz pozu verebiliriz. Nasıl olsa aynada gördüğümüz şey, korkutucu bir karanlık olacak.