Ülkemizde küçük yaşta yapılan evliliklerin oranı TÜİK’e göre; son 10 yılda 381 bin 418’dir.
Aile içinde alınamayan şefkatin, sevginin ve kurulamayan iletişimin sonu, ne yazık ki ziyan olmuş çocukların erken yaşta yapmış oldukları evlilikler ile sonuçlanmaktadır.
Daha çocuk yaşta gençliğini yaşayamamış ve karakteristik özellikleri yön bulamamış kimlikler, girmiş oldukları zorlu yolculukta fazlasıyla yıpranmaktadırlar.
Kendileri aile olamamış, eş olamamış, anne ve baba olamamış kişilerin vebalini ve talihsiz faturasını ne yazık ki çocuklar ödemektedir.
Çocuklarını baş tacı yapmak yerine günah keçisi yapan ailelerin yüzleri, kızarmak yerine adeta sirk soytarısı pişkinliğini almaktadır.
Evlat yetiştirmek zanaatkarlık ister.
Sizin sahip çıkamadığınız evlatlara başkaları sahip çıktığında zorunuza gitmesin.
Hele ki kız çocuğu yetiştirmek, kaktüs tarlasında gonca yetiştirmek gibidir.
İyi bir bahçıvan olamayan ebeveynlerin evlatları solar, kurur; başka ellerde ziyan olur.
Başka ellere şirin görünmek yerine kendi goncalarınıza bahçıvan olun, vesselâm!
BENİM ADIM AYSEL
Çocukluğunu yaşamadan çocuk gelin olan...
Ceylan gibi gözleri
Sırma gibi saçları
Sülün gibi edâsı olan...
Güzelliğinden kocasının yüreğinde keklik gibi avlanan AYSEL...
Babasının tek kızı olsa da,
babasının göz bebeği olamamış,
şefkatle kucaklanmamış...
Babasının sadece öldüğünde ruhsuz bedenine sarılan AYSEL...
Baba elinde bulamadığı şefkat,
Ana ocağında göremediği muhabbet...
Kocasını yüreğinde taçsız sultan yaptı.
Çünkü;
Şefkatliydi elleri...
Sıcacık sıcacık bakıyordu gözleri...
Sarıp sarmalıyordu sevgisi...
Sevgi tomurcukları meyvelerini verdi.
Kalbindeki çocuğu çocuklarıyla büyüttü.
Parklarda oynadılar, okula gittiler, ergenliğe girdiler
ve kalbindeki küçük kız çocuğuna arkadaş oldular AYSEL’in.
Fırtınalar esti, şimşekler çaktı!
Evine çatı oldu, kuş oldu; kol kanat gerdi.
Sallansa da yıkılmasına, asla aslâ izin vermedi AYSEL.
Donuktu etrafındaki gözler,
Soğuktu yürekler,
Kaktüs gibi dikenliydi diller.
Aysel’in gül muhabbetine sağırdılar...
Hiç vazgeçmedi AYSEL.
Sustu...
İçinden konuştu.
Konuştukça coştu, coştukça taştı.
Bir de baktı ki; yüreğinden taşanlar şiir olmuş,
Türkü olmuş,
Gazel olmuş.
Her şeye herkese inat yüreğindeki kız çocuğu
Azmi, mücadeleyi ve yaşama sevincini
hiç bir zaman bırakmadı.
İnsanlık kazandı,
Annelik kazandı,
Küçük bir kız çocuğu kazandı
ve AYSEL kazandı.
AYSEL, yaradanın muhabbetini
ve insan olmanın erdemliğini kazandı.
Benim adım AYSEL,
Siz gönül dostlarıma kalbimdeki kız çocuğundan
Gönül dolusu sevgiler...