Benim yazılarımı okuyanlar dikkat ederseler pek siyaset yazmıyorum. Çünkü bazı din alimleri bundan kaçmış ve bunun çok vebali olduğunu/olacağını söylemişler.
Yazdığım konular, insanlara doğru yolu göstermek niyetiyledir ve yalan yanlış olmasın isterim yazılarımda. Bu günahı sırtlanamam.
Bugünkü yazımda yine doğa ve yeşilliklere yönelik oluyor, buna dikkat çekmek istiyorum. “Eğer ben düşünen bir insansam, bir varlıksam kendimden başkalarının hayatlarını da, kendi hayatıma gösterdiğim kadar saygıya eşit bir saygı beslemeliyim çünkü onlarında benliklerini, tıpkı benim gibi görmeliyim ve genişletmek için çırpındıklarını takdir etmeliyim.”
Dostoyevski şöyle der; insan ömrünü bir ağaca dair, onu sevmeden ve onun varoluşundan sevinç ve mutluluk duymadan nasıl geçirir?
Evet tabiatın bütün zerreleri bunun gibidir, dağlara, ovalara, kırlara, kuşlara bakıp mutlu olmayan insanı ben düşünemiyorum. O insanın psikolojik hali beni perişan ediyor. Tedaviler ne kadar sonuç verir onu bilmem ama tedaviye hem de çok büyük tedaviye ihtiyaçları var.
Gel ey insanlık el ele gönül gönüle dostça bir yaşama yelken açalım, senin benim değil mülk Allah'ın deyip ortak dünyamızda herşeyi paylaşalım.
Güzel olan bu değil mi?
Kalın sağlıcakla.