Önce bir aileye kız çocuğu olan, sonra abla, arkadaş, eş ve anne. Bunlarla yetinmeyip meslek sahibi olan. Bazen evinde doktor, bazen aşçı olan. İş yerinde sorumluluk sahibi, evinde neşe kaynağı olan. Elleriyle bazen dosyalar, bazen çay tepsileri taşıyan. Tatili olmayan, sabah işte, akşam evde çalışan. Bazen hem sabah hem de akşam evde çalışan. Bazen de çalışmayıp sadece kendi hayatını yaşayan bir kadın.
Ben bir kadınım. Kadın ve erkekte kas eşitliğini değil, hak eşitliğini savunan. Gücünü bir başkasından değil, yaş aldıkça edindiği bilgi ve tecrübeden alan. Yorulup dinlenen ama asla yılmayan. Düştüğünde yardım isteyen, yardım bulamadığında kendi kalkan bir kadın.
Ben bir kadınım. Önce tanımlara ve kalıplara sığdırılmaya çalışılan, sonra hem tanımları hem de kalıpları yıkan. Kadın olduğum için çizilen sınırları aşan. Tarih kitaplarına ismini yazdıran, derslerde "ilk" ve "en" diye anılan. Rüzgârları dizginleyip kendi yolunu açan. Hayatının başrol oyuncusu olan bir kadın.
Ben bir kadınım, yüzyıllardır savaşan. Bazen durgun, bazen fırtınalar koparan. Kahkahasıyla melodiler oluşturan, gözyaşlarıyla nehirlere taşan. Spor ayakkabılarıyla dünyayı gezerken, topuklu ayakkabılarıyla dimdik duran. Gülen, eğlenen, seven ve sevilen bir kadınım…
Ben, Sabiha Gökçen gibi dünyanın ilk kadın savaş pilotu olabilecek bir kadınım. Ben, Marie Curie gibi bilimiyle dünyayı değiştirebilecek bir kadınım. Ben, Rosa Parks gibi bir "hayır" ile tarih yazabilen bir kadınım. Ben, buraya yazamadığım ama cesaretiyle tarihe, bugüne ve yarına ışık tutan o kadınım.
Ben bir kadınım. Hayalimde bir ben oluşturdum. "Yapamazsın" dediler, yaptım. İnat ettiğimden değil, hayalimi yaşamak istediğimden yaptım. Sonra bana "Eksik olma!" dediler, fazla oldum. Cesur, özgür, güçlü, tutkulu… Fazlaca ben oldum. Sadece bir günde değil, her gün var oldum.
Ben bir kadınım. Dün evinizdeydim, bugün her yerdeyim.
Yarın mı? Sizin yerinizde olabilecek bir kadınım!
8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun!