Hayatın içinden insanca geçebilmek için,
az çok keramet sahibi olmak gerekiyor galiba.
Aslında hayat ne kadar güzel değil mi?
Baktığımızda hayat bir tarla aslında.
Ve bu tarlada yetiştirdiğimiz çiçekler de adeta bizim hayattaki değerlerimiz değil midir?
Çiçek bahçesinde ısırgan otu da biter, fakat güle meftun olan ısırganın üzerine basar geçer. Ne kadar emek vermesen de, kaktüs de doğası gereği çiçek açar.
Fakat çiçek açsa da, dikeni olan gülün kokusu kaktüsde yoktur.
"Çiçek açtığımda beni koparmayacak insanlar istiyorum." demek, hayata karşı endişe içinde olmaya sebep olur.
Rengarenk, mis kokulu bir çiçek bahçesi hemen hemen herkesin rağbet ettiği bir yerdir.
Dalında kuruyan ve solan bir gül olmak yerine, dalından koparılmış olmasına rağmen,
gülün bir insanın mutlu olmasına sebep olmak gibi bir görevi vardır.
Belki bir hastanın yüzünde şifa...
Hayata "evet" diyecek birine hediye...
Hatırlanan güzelliklere vesile olmuş bir adanmışlık vardır dalından kopmanın.
Hayattaki hizmetlerimiz, varoluş nedenimiz, emeklerimiz, sorumluluklarımız da böyle değil midir?
Elbette ki bizleri yeşertenler ile kurutanlar aynı safta değillerdir.
Tıpkı emeklerimizi yok sayan vefâ bilmez insanlarla, ufacık bir değere dahi paha biçemeyen, ahde vefa sahibi insanların bir olamayacağı gibi.
Usta bir bahçıvan çiçeklerinin dilinden anlar; zamanında sular, gübreler, budar, ilaçlar ve çapalar...
Gözü gibi bakar onlara.
Bir tomurcuğun açtığını görme heyecanını yaşamak için umursamaz onca dikeni.
Yaprağına böcek düşse bir anne telaşına kapılır adeta.
Yaşama dair emeklerimiz, hayallerimiz, hislerimiz ve düşüncelerimiz bizde ismi olan birer çiçektir.
Sizin çiçeğiniz hangisidir?
Gelincik: Eski Anadolu geleneklerinde gelinlikler kırmızı renklidir. Düğün zamanlarında kırmızı gelinlikleriyle nazlı nazlı salınan gelinler, güzellikleriyle göz doldururlar. Bu çiçeklerin kırmızı renkli yaprakları ve zarif görüntüleri sebebiyle kendilerine de “gelincik” denmiştir. Zerafetin ve nahifliğin simgesidir.
Papatya: Narin ve zarif güzelliği ile saflığı ve mutluluğu simgeler. Papatya çiçeği masumiyeti ve güzelliği simgelediği için gelin çiçeklerinde ve taçlarında en fazla kullanılan çiçek olma özelliğine de sahiptir. Sevginin mahçup, masum, belirsizliğini üstlenen bir şifa çiçeğidir.
Gül: Gülün Hz. Peygamber'in sembolü olduğu, O'nun (s.a) yüzünün güzelliğini hatırlattığı, kabrinin “gül bahçesi”, insanlığa tebliğ ettiği Kur'ân-ı Kerim'in de “gül tohumları saçan” bir kitap olduğu ifade edilmiştir. Yine inanışa göre gülün, miraç gecesinde, O'nun terinden meydana geldiği şeklinde rivayetler vardır. Ve "güllerin efendisi" denilmektedir. Seven sevdiğine kırmızı gül ile kendini ifade eder.
Ayçiçeği(günebakan): Dürüstlük, sadakat, mutluluk, iyimserlik gibi birçok anlama gelmektedir. Hatta ayçiçeği, Çin kültüründe kalıcı mutluluk ve iyi şans gibi anlamlara da gelmektedir. Bu doğrultuda mezuniyetlerde, törenlerde ya da yeni bir iş başlangıçlarında çokça tercih edilen çiçekler arasındadır.
Kardelen: Yılın açan ilk çiçeği olarak bilinir. Aşkın, vefanın, mücadelenin, sabrın hem de baharın sembollerindendir.
Yalnızlığı sever.
Menekşe: Alçak gönüllülük ve bağlılık ifadesidir. Bu nedenle de çiftlerin birbirlerine hediye ettiği çiçekler arasında gelmektedir. Saflığın ve özverinin de bir ifadesidir.
Fesleğen: Kokusu gibi derin ve yoğundur. Fesleğenin adının krallara layık bitki demek olan bir kelimeden türediği söylenmektedir. Sadece dokunulduğunda koku verir. Yüzyıllardır şifalı bir bitki olarak bilinen ve aynı zamanda afrodizyak etkisi ile aşkı da sembolize eden, temaslı bitkiler arasında yer almaktadır.
Manolya: Sebat etmeyi, haysiyeti, alçak gönüllülüğü ve saflığı sembolize eder. Meditasyon, sezgi, iç huzur, kendini tanıma, sadakat ve bağlılık ile ilişkilidir.
Kaktüs: Genel olarak sadakat, dayanıklılık, mücadele ve savaş gibi anlamlarla yorumlanır. Kaktüslerin bakım istemeyen çiçekler olması, yapraklarındaki sulardan kendisini beslemesi, mücadele eden güçlü ruhları temsil eder.
Orkide: Zerafetin çiçeği olarak adlandırılmaktadır. Asaletin simgesi olarak da tanımlanır. Aynı zamanda temizliğin, sevginin, saflığın ve sadakatin de simgesidir.
Çiçeklerinde dili ve statüleri var. Ruhsal eylemleri simgeleyen canlılar resmen!
Ben: Umutlarımı kardelene, hayallerimi günebakana, korkularımı kaktüse, karakterimi manolyaya, düşüncelerimi fesleğene, sevgimi güle, samimiyetimi papatyaya, güvenimi gelinciğe, hislerimi ise orkideye benzetiyorum mesela...
Nefes aldığım sürece çiçeklerim asla solmayacak, vesselâm!