Dünkü yazımızda iktidarın neden ara zam yapmadığını ve gerekçeleri olarak enflasyonla mücadele etmek(miş) olduğunu kaleme aldık. Tabi, iş oraya gelene kadar ülkede yapılan yanlışları, israfları ve bol keseden dağıtılan paraları madde madde yazdık.

Bugünkü yazımızda bunlara devam edelim…

-TÜİK’in 6 aylık resmi enflasyonuna göre hesaplandığında dahi, Temmuz ayı net asgari ücret “en az” 21 bin 422 TL olması gerekir. Devletin kurumunun açıkladığı enflasyonu da mı takmıyorsunuz? Bu zarardan asgari ücretli mi sorumlu?

- Türkiye, 2022'de sefaletin en yüksek olduğu 10. ülke olarak sıralandı. Türkiye'nin sefalet endeksi 101.601 olarak hesaplandı. Bunun sorumlusu asgari ücretli mi?

-Venezuela faizlerde indirime giderek faizde dünya liderliğini Türkiye’ye bıraktı. Bunun sebebi asgari ücretli mi?

-Avrupa’da enflasyonun en yüksek olduğu ülkeyiz. Dünyada ise ilk 3’te yer alıyoruz. Bunun sebebi asgari ücretli mi?

-Mayıs ayında 2 bin 759 şirket kapandı. Buna göre kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 49,2, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,5 artış gösterdi. Bunun sebebi asgari ücretli mi?

Israrla ara zam yok diyor Çalışma Bakanı…Neden yokmuş efendim? Temmuz ayındaki enflasyonu da katarsanız, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını göreceksiniz. Bu ısrarlı söylemin, temmuz ayında U dönüşü ile yerine ara zam yapılacak cümlesiyle ikame edileceğini umuyorum.

Ara zam bir lütuf değil, zorunluluktur…Ücretlinin 6 aylık kaybı yüzde 26’lara ulaştı. Bu kayıpların sorumlusu asla asgari ücretli değildir. Tıpkı dış güçler, marketler, piyasa oyuncuları yada şirketler olmadığı gibi…

Fazla uzatmaya gerek yok…Bu ülke ne zaman israfı ve beceriksiz ekonomi politikalarını bırakırsa, o zaman düzlüğe çıkarız…Yoksa bir 40 yılımız daha böyle geçecek…