Acısıyla, tatlısıyla 2025 yılını geride bıraktık.
Zaman zaman bizi çok kızdıran, zaman zaman ise neşelendiren bir yıl oldu. 2025’in ilk günü dilediğimiz dileklerin bazıları gerçek oldu; bazıları rafa kaldırıldı, bazıları ise günler geçtikçe unutuldu.

Unutmak demişken…
2025’i geride bıraktık ama yaşanmışlıklar bizimle birlikte 2026’ya uzandı. Bir yılı geride bırakmak, o yıl başımızdan geçenleri hafızamızdan silip çöp kutusuna taşımak değildir. Asıl olan, 2025’in öğrettikleriyle bir sonraki yılı daha tecrübeli yaşamaktır. 2026’nın beklentilerini, 2025’in temelleri üzerine inşa edebilmektir.

“Bu yıl benim yılım olacak” temennisinin ötesine geçip harekete geçmektir asıl olan. Beklentilerin daha düşük tutulduğu, eylemin ise daha çok olduğu bir yıldır asıl olan. Sadece bir yıllık planlarla değil, geleceğe uzanan rotalarla yola çıkabilmektir.

Daha cesur olabilmek, kendine daha çok güvenmek, kararlı ve emin adımlara ilerlemek, hayata biraz güvenmek. Belki de bütün sır bunlardadır.

Asıl gerçek yeni yıl ise; değişimi takvimdeki rakamlarla değil, kendimizden başlatabilmektir.

Umarım 2026 hepimiz için önce sağlık, mutluluk, refah ve barış getirir.
Ve yine umarım ki kısa süreli ferahlıkların, uzun süreli hayal kırıklıklarına dönüşmediği bir yıl olur bizler için.

Mutlu yıllar.