Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK'e göre martta aylık enflasyon yüzde 2,29, yıllık enflasyon yüzde 50,51 oldu. Öte yandan, enflasyonu bağımsız şekilde ölçen ve kamu yararı olarak gördüğüm Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı enflasyon ise aylık yüzde 5,08, yıllık yüzde 112,51 arttı.

TÜİK ile ENAG arasında yarı yarıya bir fark var. Peki bu nereden kaynaklanıyor? Bunun üzerinde biraz duralım.

-ENAG, günlük olarak enflasyonu ölçüyor, TÜİK ise ayda üç kez piyasa araştırması ile hesap yapıyor. Aradaki fark bundan kaynaklanıyor. Örneğin; TÜİK her ayın 3,13 ve 23’ünden araştırma yaptığını düşünürsek, ilgili ayın 24 yada 25’inden gelen zamlar TÜİK’in hesabından kaçıyor. Bu da sağlıklı bir hesaplama yöntemi olmuyor.

-Diğer bir konu ise enflasyon sepetindeki yüzlerce çeşit ürünün sepet içindeki ağırlığı. ENAG, sepet içinde ağırlığı fazla olan gıda ve diğer harcama kalemlerini üstlerde tutarken, TÜİK ise vatandaşın günlük harcamalarda fazla ilgilendirmeyen ürünleri üste tutuyor. Örneğin, TÜİK’in sepette üstte tuttuğu ürünlerden biri de pinpon topu…Yorumu size bırakıyorum…

-ENAG, enflasyonu hesaplarken verileri internet üzerinden veri kazıma denilen yöntemle topluyor. Bu verileri tamamen web sayfalarından, özellikle de bütün hane halklarının aktif olarak kullandığı sayfalardan elde ediliyor. Bu aynı zamanda, Harvard ve MIT'de uygulanan yöntemin aynısı. Dünyada da bazı merkez bankları, kendi enflasyon verilerini oluşturmak için, kendi bünyelerinde bu yöntemi kullandığını da hatırlatmak isterim.

-Daha iyi anlamamız açısından ENAG’ın enflasyon hesaplama yöntemine ‘peynir’ örnek verelim: Bütün elde edilebilir peynir fiyatlarının verileri o gün piyasalardan çekiliyor. Fiyat çekilme günü promosyon varsa, zam varsa veyahut o gün fiyatı değişmemişse de bütün peynir fiyatları çekiliyor. Elde edilen rakamların istatistiksel olarak ortalaması alınıyor ve bu ortalamadan yola çıkılarak o günkü peynirin enflasyonu hesaplanıyor.

-Bildiğim kadarıyla ENAG, hata olmasın diye en az yedi sekiz bilgisayardan, eş zamanlı olarak, Türkiye'nin her yerinden bütün fiyatları alınıyor. Ürünlerin ortalama fiyatları hesaplanıyor. Günlük hesaplar, sonra aylığa çevriliyor. Ürünlerin ortalama fiyatlarıyla TÜİK'in sayfasındaki ağırlığını çarpıp, enflasyon sepetine katkısı ölçülüyor. TÜİK'in 415 maddelik enflasyon sepetinin aynısını kullanarak enflasyon oranı elde ediliyor.

-Yukarda da bahsettiğim gibi TÜİK, ayda üç kez sokaktan yada marketten fiyat alıyor. Yani ayın başında, ortasında ve sonuna doğru olmak üzere ayda birkaç defa tekrarlıyor. ENAG'ın ise verileri günlük olarak ve web siteleri üzerinden topluyor. ENAG, veri kazıma yöntemiyle her ay milyonlarca veri çekebiliyor.

Ufak bir not daha; ENAG, bir saatte bütün Türkiye'nin verilerini alabiliyor. Günlük yaklaşık 255 bin veriyi bir saatte elde ediyor. TÜİK'in aylık 550 bin fiyat verisine karşın ENAG, 7,5 milyondan fazla fiyat verisini elde ediyor.

Şimdi ENAG ile TÜİK arasındaki farkı anladınız mı? Bir iktisatçı olarak elbette TÜİK’in verilerini değil, ENAG’ın verilerini esas alıyorum. Yani mart ayı enflasyonu TÜİK’in açıkladığı gibi yıllık yüzde 50,51 değil, ENAG’ın açıkladığı gibi yıllık yüzde 112,51’dir…Başka sorusu olan?