2010 yılından bu yana dünyada kutlanan bugün sokak hayvanlarının korunması ve farkındalığın arttırılması için önemli bir gün bence. Hemen hemen hepimiz küçüklüğümüzde bir balık, bir kuş, bir kaplumbağa, bir kedi beslemişizdir ya da besleyen birinin mutluluğuna şahit olmuşuzdur.

Son zamanlarda hayvan hakları konusunda gelişmeler yaşansa da bu gelişmeler maalesef ki yeterli gelmiyor.

Dünya genelinde yüz milyonlarca sokak hayvanı bulunuyor ve bu hayvanların çoğu açlık, susuzluk, hastalık ve kötü muameleyle zor koşullar altında yaşıyor.

Oysaki hepimiz Nuh’un gemisinden beri aynı gemideyiz ve bu dünya sadece bize ait değil. Doğada yaratılan her şeyin bir görevi vardır. Hayvanlarda bu dünyanın olmazsa olmaz parçasıdır. İnsanoğlunun var oluşundan beri insanlar ve hayvanlar birlikte yaşamışlardır ve yaşayacaklardır.

Evlerimizde baktığımız hayvanlar kadar sokakta yaşayan canlılarımıza da sahip çıkmak insanlık görevimizdir. Yasa gereği yerel yönetimler açtığı barınaklar ve bakım evleriyle bu konuda çalışmalar yapmakta, sokak hayvanlarının kontrolsüz artışını önlemek için kısırlaştırılıp aşıları yapıldıktan sonra alındıkları yerlere bırakmaktadır.

Ama maalesef ki barınaklardaki yaşam koşulları birçok yerde inanılmaz kötü ve içler acısı. Birçok bakım evi de aç, bakımsız, hastalıklı hayvan dolu. Yasalar ağırlaşmadıkça bunda bir düzelme olacağına da inanmıyorum.

Unutulmamalıdır ki hiçbir canlı hiçbir canlıya eziyet etme hakkına sahip değildir. Barınaklar hayvanların geçici evleridir onların yeri sokaklardır.

Sözde değil özde hayvan sever olmak için bizim de üstümüze düşen görevler var tabiki. Bunlardan en önemlisi çocuklarımıza küçüklükten itibaren hayvan sevgisini aşılamak. Sokak hayvanlarının yiyecek içecek ihtiyaçlarını karşılamak üzere açılan kampanyalara destek vermek yaz aylarında kapılarımıza bir tas su bir lokma yiyecek bırakmak yapabileceğimiz en basit insanlık görevi.. Evet kapımızın önüne bir tas su bir kap mama koyalım koymasına ama şunu da söylemeden duramayacağım kaldırımlara sulu yemek dökenler ve hayvan besliyorum diye çevreyi kirletenleri, koyulan mama ve su kaplarını çöpe atanları görmezden gelemeyiz. Burada en büyük sorumluluk yine Belediyelere düşmektedir vatandaşı bu konuda bilinçlendirmesi gerekmektedir.

Diğer bir konu ise yaralı hayvan resimleri videoları paylaşıp masum sokak canlarımız üzerinden para toplayan, köpek dövüşleri organize edip kendine gelir kapısı haline getirmiş vicdan ve ahlak yoksunu insanları da emniyet güçlerine bildirmemiz gerekmektedir.

Birgün değil her gün bu canlıları hatırlamak ve sadece yakınımızdakilerin değil tüm canlıların yaşam hakkı olduğunu unutmamak dileğiyle ..