Sakarya’da son dönemde şehrin genelinde bir hareketlilik var.
Bugünlerde biraz toza, biraz dumana ve bolca gürültüye maruz kalmamız pek mümkün. Bazen trafikte bekletilecek, bazen alıştığımız yoldan gidemeyeceğiz. Hatta çoğumuzun evine gidiş yolu ve komşuları çoktan değişti bile. Zaman zaman sinirlerimiz bozulacak ve akabinde söyleneceğiz. Kısacası sabrımız biraz sınanacak.
Şehrimizin bilindik yerlerinde dönüşüm için kollar sıvandı. Bir tarafta katlı yazlık kavşağı planlanırken, diğer yandan yollar yenileniyor. Tığcılar’da yeni bir yerleşim yeri kuruluyor ve şehrin merkezinden raylar sökülüyor. Yani sokakta değişimin kendisini görmek mümkün.
Değişimin kendisini gördüğümüz noktalarda hayatımız bir süreliğine normalden biraz daha zorlaşacak. Ancak büyük resme bakarsak yarının daha düzenli bir Sakarya’sını görebilirseniz içiniz ferahlayacak.
Depremin merkezinde kurulan bir şehir olarak güvenli yapıların ortaya çıkması, yolların genişlemesi ve güzelleşmesi, şehir merkezindeki karmaşanın giderilmesi hepimizin hayatı için yalnızca konfor değil, doğrudan bir ihtiyaç.
Yapılan çalışmalar takdire şayan. Yeni yollar, kavşaklardaki karmaşayı gidermek ve ulaşımı rahatlatmak, şüphesiz şehir trafiğine önemli katkı sağlayacak. Belli ki şoförlerimiz de daha kolay seyahat edecek, belki de “en kötü araç kullanan şehir” unvanının üzerimize serptiği kara bulutları nihayet dağıtacağız.
Ancak yaşadığımız şehir asfalt ve betondan ibaret değil.
Yolları geniş, evleri sağlam, ulaşımı kolay bir Sakarya elbette güzel. Fakat bunun yanında sokakları güvenli, sosyal yaşamı zengin, doğası korunan, insanları neşeli ve yaşamaktan keyif alınan bir şehir de olmalı.
Dolayısıyla arabaların yanı sıra, insanlarında rahat ettiği ve yalnızca trafiğin değil hayatında akıp gittiği bir Sakarya dileğiyle.
Toza dumana hazır mısın Sakarya?
Tuğba Eğlengül
Yorumlar