AK Parti'nin diline pelesenk olan bir terimdir "Millete rağmen..."
Millete rağmen iş yapılmayacağını milyon kere haykıran AK Parti, Ferizli ve Kaynarca halkına rağmen OSB kelimesini değiştirip "Endüstri Bölgesi" diyerek bölgeye getiriyor.
Karar Resmî Gazete'de yayımlandı…
Ferizli ve Kaynarca'da dün adına OSB denilerek millete sorulan ve kabul görmeyen yerler bugün ENDÜSTRİ BÖLGESİ ilan edildi...
Tarım Kurulundan onay alamayan verimli topraklar şimdi endüstri bölgesi. Tıpkı dün Karasu'yu savunma sanayinin üssü yapılacağı vaadiyle meraların, sahilin endüstri bölgesi ilan edilmesi gibi bir durum.
Karasu ne savunma sanayinin üssü oldu ne de alüminyum tesisleri kuruldu. O gün söylenen süslü cümleler ile apar topar temel atma törenlerinden geriye sadece yıkık şantiye ve belirsizlik kaldı.

Millete rağmen siyaset yapmayacağını haykıran ama milletin istemediği projenin adını değiştirerek kanunlaştıran AK Parti’nin Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Ferizli ve Kaynarca ilçelerindeki verimli tarım topraklarına kurulacak ENDÜSTRİ BÖLGESİ kararını üretimin gücünü artıracak güzellemesiyle sahipleniyor. Siyasi söylemlerde millet olayın öznesiyken bugün patronlar meselenin öznesi oluyor.
Elbette üretim artsın, katma değeri yüksek ürünler üretelim, şehrimiz, ülkemiz kazansın, istihdam artsın, insanımız kazansın.
Üretime karşı çıkmak gibi bir aptallığın içerisinde değilim. Ancak!
Sakarya halkına rağmen birilerinin iştahını kabartan verimli topraklara sahip çıkacak aklıselim insanların bu şehirde yaşadığına inanarak bazı sorulara cevap aramamız gerekiyor.
OSB kurulacakken toprak kurulunun, bölgede yaşayan insanların KİMYA tesisleri gelmesin diye direndiği yerlere hangi tesislerin kurulacağını milletin bilmeye hakkı var.

AK Parti İl Başkanı Yunus Tever veya açıklamasında teşekkür ettiği Sanayi Bakanı, Genel Başkan Yardımcısı, KEFEK Başkanı, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı, “millete” endüstri bölgelerinde üretimi artıracak tesisleri açıklayabilir mi?

"Münferit Endüstri Bölgesi" statüsü, yerel dinamikleri devre dışı bırakan doğrudan bir merkezî modeldir. Milleti yok sayan, ilimi, bilimi, en önemlisi şehrin geleceğini etkileyecek bu kararın detaylarını bilmeye hepimizin hakkı var.

Bu şehrin bir evladı olarak Ankara’nın masa başı kararına karşı olduğumu haykırmak istiyorum. Patronlar daha kolay para kazansın, daha az nakliye ödesin, ihracat rakamları gururumuzu okşasın diye endüstri bölgelerine kurulacak tesislerin kirli mi/temiz mi olduğu sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceğim.

Fabrikaların toprak üretemediğini, temiz suya ve gıdaya da ihtiyaç olduğunu hatırlatmak isterim.

“Millete rağmen” iş yapmayacağını söyleyen bir siyasi yapının millete kulak vermesi temennisiyle...