Sakarya’da üniversite deyince akla ilk gelen Serdivan ilçesindeki ana kampüs oluyor. Ancak Sakarya’da bulunan meslek yüksekokullarının büyük bir kısmı şehrin az gelişmiş olan ilçelerinde yer alıyor. Şehrin merkezinden ve ana kampüsten oldukça uzak, ulaşımı da bir hayli zor olan ilçeler!

Sakarya’da bulunan meslek yüksekokulları için sıkıntı sadece ulaşım zorluğu olmasıyla kalmıyor. Aynı zamanda sosyalleşme alanları, konaklama, üniversite içindeki alternatif eğitim ve güvenlik açısından sıkıntılar da ulaşım zorluğu sıkıntısını takip ediyor.

Sakarya Üniversitesi ana kampüs içerisindeki sosyal alanlar, kalabalık kantinler, kütüphane, spor alanları, etkinlikler, eğitimler, öğrencilere sunulan imkânlar meslek yüksekokulunda eğitim gören öğrenciye sunulamıyor. Meslek yüksekokulu öğrencisi ana kampüste sağlanan imkânlardan faydalanamaz denmiyor ancak kampüsten oldukça uzak ve köhne, tenha yerlerde olmasından kaynaklı olarak öğrencilerin bu imkânlara ulaşması zorlaşıyor. Buna ek olarak, meslek yüksekokullarının binalarında (sadece küçük bir-iki katlı bina) sadece küçük bir kantin imkânı bulunuyor. Öğrenciler, öğrenci topluluklarından, kampüsteki hayattan bir haber yaşıyorlar.

Sakarya’daki meslek yüksekokullarının bulunduğu ilçelerde öğrenciler için yapılmış olan KYK yurtları öğrenci sayısına yetersiz kalıyor, öğrenciler ya ev tutmak ya da merkezde bulunan KYK yurtlarına yerleşmek zorunda kalıyor. Bulunduğu ilçede ev tutan öğrencinin bursu (iyi ihtimal) veya kredisi ile ev kirası ve yeme içme masrafına yetişecek gücü ne kendisinde ne de ailesinde bulamıyor. Merkeze yerleşen öğrenci için de bahsettiğimiz bu burs- kredi ödeneği ulaşım masrafına ve KYK yurt ödemesine gidiyor.

Sakarya’da gelişmemiş ilçelere yapılan meslek yüksekokulları, bu ilçelere yapıldığı yetmiyormuş gibi üstüne tenha ve köhne yerlerde bulunuyor. Sakarya’ya üniversite için geldiğim ilk yıl, 4 yıllık olan bölümümün binasını Kaynarca’da, bahçesinde inekler varken bulmuştum. Ulaşımı ise saatte bir kalkan ilçe arabasıyla, kenarında tavukların yemlendiği yollarda yapmıştım. Ben üniversitemin binasını gördüğüm ilk gün, Kaynarca’daki binada tek bir ders bile almadan kaydımı ana kampüsteki fakülteye aldırmıştım. Çevresinde hayvandan başka bir şey olmayan tenha yerlerdeki binalar, öğrenciye güvensiz bir ortamdan başka hiçbir şey sunamaz. Market bulmak için karanlık ve çamurlu yollarda yürümek, bu ülkede kendini geliştirmek isteyen hiçbir bireyin, özellikle aile evinden çıkıp farklı bir memlekette eğitim almak için gelen öğrencinin hak ettiği bir yaşam biçimi olamaz.

İlçe gelişim planı olarak kurduğunuz meslek yüksekokulları ve sonrasında bulunduğu ilçenin gelişimi için beşer yıl arayla yapılan ufak çaplı yatırımlar (2 market ve 1 kafe) bu ülkede eğitimli ve geleceği için bir planı olan gençlerin hevesini kırıp önünü kesiyor. Bu gerçek en kısa sürede görülmeli ve öğrencilere sahip çıkılmalıdır. Eğitim sadece dersliklerle değil, ulaşılabilirlik, sosyal çevre ve güvenlikle tamamlanır.