Üniversitelerin başlamış olması sebebiyle, mezunu olduğum Sakarya Üniversitesi öğrencilerine birkaç ipucu vermek istedim.
Binbir emekle elde ettiğiniz başarınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Ancak artık asıl mücadele başlıyor.
Öncelikle açık olun. Özellikle iletişime ve öğrenmeye açık olun. Hayat boyu öğrenme alışkanlığı ve güçlü iletişim becerileri, üniversiteden bağımsız şekilde birey olarak sizi her zaman güçlü kılacaktır.
Üniversitenin sunduğu her türlü etkinlikten ve eğitimden faydalanın. Açık konuşmak gerekirse, mezun olduktan sonra üniversitede deneyimleyebileceğiniz faaliyetlere ve kendinize ayırabileceğiniz vakte pek sahip olamayacaksınız.
Hem kendi bölümünüzden hem de başka bölümlerden, yerli ve yabancı birçok arkadaş edinin. Üniversitede edindiğiniz arkadaşlıklar ne kadar çok olursa; mezuniyet sonrası hatırlayacağınız anılar, edineceğiniz fikirler ve hem bireysel hem profesyonel alanda kuracağınız dostluklar da o kadar fazla olur. “Çevrenizi üniversite topluluklarında genişletebilirsiniz.“ cümlesini kurmama gerek yoktur herhalde.
Üniversitenin sunduğu yabancı dil eğitiminden mutlaka faydalanın. Böylece edindiğiniz yabancı arkadaşlarla bol bol pratik yapma fırsatınız olur.
Erasmus değişim programına başvurun. Günümüzde yurt dışına çıkmanın en kolay yollarından biri hâlâ Erasmus. Mutlaka değerlendirin.
Not paylaşımı gruplarına katılın. Gençiz, dolayısıyla güzel havalarda düzenlenen etkinliklere katılmak isteyeceğiz. Bu zamanlarda kaçırdığınız dersler için WhatsApp ve Telegram grupları gerçekten çok işe yarıyor.
Sakarya Üniversitesi'nin kampüsü gerçekten çok güzel. Mangal alanları, spor salonu, merkez kafeteryanın sosyal alanı, helikopter pistinde yapılan film geceleri ve çok daha fazlasıyla kampüsün keyfini çıkarın.
Son olarak, okuduğunuz şehri keşfedin. Sosyal ve kültürel etkinliklerini, iş olanaklarını, bugün ve gelecekte size sunabileceği imkanları değerlendirin. Hızlı trenle kolayca ulaşım sağlayabileceğiniz çevre illeri öğrenciyken mutlaka gezin. Ülkenin başka şehirlerinde sizi neler bekliyor olabilir, keşfedin.
Açıkçası bu yazının özü şu:
Kendinize bir süzgeç edinin ve aklınızı kurcalayan, " acaba?" dedirten her şeyi vaktiniz varken denemeye başlayın. Gün sonunda elinizdeki süzgecin üzerinde kalanlar siz; süzgeçten geçenler ise sizi siz yapan deneyimleriniz olacaktır.