Pandemi sonrasında insanlar fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak tahribata uğramış durumdadır. Bu nedenle insanlar; sabırsız, huzursuz, uyumsuz ve huysuz bir ruh haline girdiler.

Psikiyatri ve nöroloji kliniklerinde randevu yoğunluğu yaşanmaktadır. Panik atak ve obsesif bozukluk yaşayan çoğu insan sağlıklı düşünemiyor ve sağlıklı karar veremiyor.

Sevdiklerini kaybeden, ani ve çoğul ölümler yaşayan insanların kayıpları, onarımı zor tahribatlar bırakmıştır.

Çaresiz olan bir çok insan kendini "sudan çıkmış balığa" benzetmektedir.

Öğrencilere baktığımızda ise dikkat ve motivasyon eksikliğine eşlik eden öğrenim yılgınlığı dikkat çekiyor.

Online sisteme ve teknolojik materyallere alışan öğrenciler emzikli bebek gibi dijital ortamdan ayrılamıyorlar.

Aileler istedikleri kadar kural nizam koysalar da adaptasyon sorunu had safhadadır.

Çözüm ise, devlet kanalıyla pedagojik olarak ele alınmalıdır.

Çocuklar, sanata ve spora yönlendirerek enerjilerini atabilecekleri, dolayısıyla da beyinsel ve ruhsal gelişimlerini desteklemek üzere format atılabilecek alanlar oluşturulmalıdır.

Birçok kurum bu hizmetleri veriyor olsa da, bu ihtiyaçları gidermek için ciddi bütçeler ayırmak gerekiyor.

Ata sporu olan binicilik, okçuluk çocuklar için trend branşlar olabilir. Resim atölyesinde ebru ve hât sanatıyla etkinlik yapan öğrencilerin ruhlarına bulaşan manevi boyanın dokusu ise paha biçilmez.

Özellikle trafikte insanlar kontrolden çıkmış durumdadır. Ateş soluyan ejderha gibi insanlık dışı eylemler sergilemektedirler.

İkili ilişkilerin agresif hale gelmesi, kimsenin kimseye müsamaha gösteremeyecek kadar bencil olması ve pandemiyle birlikte insanoğlunun manevi erozyona uğraması ciddi sorunlar teşkil etmektedir.

Manevî arınmayı ve güçlenmeyi tercih etmek tek kurtuluş yoludur.

Hırs insanı yakan ateşken, azim ve şükür manevi şelaledir.

Devlet pandemi sonrasında iyileştirmeye giderken, sürmekte olan ekonomik krizin küresel olduğunu ve sadece ülkemizde yaşanan sorun olmadığını dikkate alarak sağduyulu olmalıyız.

Toplumların sosyalleşmesiyle birlikte, bu durum mobilite eğilimlerini ve piyasa entegrasyonunu derinden sarstı.

İç kargaşaya ve kaosa mahal verecek milli tahrik içeren oyunlara gelmemeliyiz.

Pandemi sebebiyle toplumsal olarak yaşanan travmanın Üretim ve istihdamla, yardımlaşma ve hoşgörüyle, sabır ve azimle aşılacağı kesindir.

Huzurlu ve sağlıklı toplum, maddi manevi kalkınmayla mümkündür, vesselâm!