Sevgili okurlar, mutluluğun öğrenilebilir olduğunu biliyor muydunuz? Gündemden biraz uzakta, tatsız anları biraz geride bırakarak sizlerle yapılan araştırmalar sonucu mutluluğun öğrenilebilir olduğunu paylaşmak istedim.

Kural 1: Affet ve veda et.
Geçmişi gerçekten hissiyat anlamında geçmişte bırakmanın vakti geldi ve geçiyor. Büyük düşünürler geçmişten ders almalıyız derken geçmişte yaptığımız hatalara bugün hala üzülüp, lanetler okumamızı söylemiyor. Hata yapmak doğaldır, hatalar bizlere doğru olanı öğretir. Yanlış olan ise yapılan hatanın ardından uzun süreli yasının tutuluyor olmasıdır. İyisi, yaptığımız hatalar için kendimizi affedelim ve biraz bencil olarak bizlere karşı yapılan hataları da affedelim. Dünde bıraktığımız çoğu kişi ve olayları affetmediğimiz için her hatırladığımızda aynı olumsuz duyguları hissederiz. Bizler bugünü yaşayan, yarının güzel olmasını umut eden varlıklarız. Dünden biriktirerek bugünümüze taşıdığımız her şeyin üzerine bugün de bir şeyler ekleyerek yarına götürüyoruz. Dünü affederek, bugünümüzü dünün yükü olmadan yaşayalım.

Kural 2: Tercih etmek
Şu an mutlu olmayı tercih ettiğin için benim yazımı okuyorsun. Bir şeye aylarca üzüntü duymamız, o şeyin olumluya dönüşmesine izin verdi mi? Hiç sanmıyorum. Aksine yaşanabilecek bir sürü güzel anın önüne geçti. Gülerek hatırlayacağın anlar yerine, üzüntünü geride bırakmayıp mutsuz olmayı tercih ettin. Hayatımızda hep bir şeyler yaşanır ve biter. Bizlere düşen bunları aşmak ve yaşamak. Üzülmeyin demiyorum elbette üzülün çünkü yaşanması gereken her duygu yaşanmalı. Üzüntülü veya öfkeli olmaya da bazen mutlu olmak kadar ihtiyaç duyarız. Fakat, bu duyguları ne kadar uzatırsak hayat bize o kadar anlamsız ve olumsuz gelir. Mutluluğu ve neşeyi tercih et. Güzel düşün, güzel söyle, güzel olsun.

Kural 3: Kendine Odaklanmak
Hep kendimize karşı daha acımasız, daha ihmalkâr davrandık. Çevremizdeki insanlara yardım etmek için çok hevesli tavırlar takınırken, sıra kendimize geldiğinde hep öteledik ihtiyaçlarımızı. Yardımlaşmak çok erdemli bir davranıştır. Fakat, kendini ihmal ederek yardımlaşma eğiliminde olmak zamanla kendimizi değersiz duruma düşürür. Bu durum ise bizleri daha mutsuz bireyler haline getirir. Kendimizi tanımak, kendimize iyi bakmak, kendimize saygı duymak ve kendimizi sevmek bizlere en iyi gelecek şeydir.

Kural 4 : Beklenti İçinde Olmamak
Beklentiler kendiliğinden oluşur, bize düşen beklentilerimizi yönetmek. Hepimizin beklenti içinde olduğu için büyük hayal kırıklığına uğradığı zamanlar olmuştur. Tekrar bu hayal kırıklıkları üzerine beklentiler, ihtimaller oluşturup ardından yine üzüldük. Çünkü beklentiler üzer. Biri veya bir şeyin sadece bizim istediğimiz gibi olmasını hayal edince, onun öyle olmasına olanak sağlamıyoruz. Bunu öğrenmek biraz zaman alsa bile, öğrendiğimizde ve beklentilerimizi azalttığımızda ise kendimize mutluluk için şans veriyoruz.

Kural 5 : Harekete Geç
Ömrünü dolu geçirmek diyorum ben buna. Sevdiğin bir şeyle ilgilenmek, yeni şeyler denemek, sevdiklerinle vakit geçirmek, güzel hikayeler dinlemek ve anlatacak güzel hikayeler biriktirmek. Kısacası harekete geçmek. İşleyen demir pas tutmaz derler, bu demire istediğimiz şekli vermeye çalışırken alacağımız o hazzı, mutluluğu düşünün.

Hep mutlu olmanın ve mutlu kalmanın hayalini kuran bizlere; eğer gerçekten bir hayatımız varsa, mutlu olmak için acelemiz var demektir. Bakış açımızı değiştirirsek her gün mutlu olmamız için sebeplerimizde olduğuna göre, neden bekleyelim ki? Mutluluğu bulmaya değil, mutluluğumuzu oluşturmaya çalışalım.