HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Geldi geliyor denile denile 24 Şubatta fiili olarak başlayan Ukrayna Rusya savaşında söylenmedik söz kaldı mı acaba? Bu savaşı Rusya kazanır diyenler çok olmakla birlikte, sürmekte olan savaşı Rusya kaybeder diyenlerde az değil. Bu işte Amerika’nın parmağı olduğunu söyleyenler de var, bu savaşın neden olduğunu soranlarda… Savaşın hemen bitmesini isteyen ülkeler olduğu gibi, savaştan kazançlı çıkmak, bunun için uzayarak Ukrayna’nın yeni bir Suriye olmasını isteyenlerde...

Savaşın nedenini Hüsnü Mahalli Tarafsız gazetesindeki köşesinde öyle güzel anlatmış ki, üstüne söz söylemek yakışmaz. Ona daha sonra yer vereceğim. İTÜ Öğretim Üyesi, Jeofizikçi, Türkçe Dil Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın yazdıklarına değinmek istiyorum.

Şunları demiş örneğin: “Sanıldığı gibi Zelensky yönetimi pürü pak değildir. Ukrayna demokratik değil baskıcı bir düzendir. Orada da düşünce adamları ile gazeteciler tutuklanıyor, yapanın kim olduğu(!) bilinmeyen Aydın cinayetleri sürüyor.

İşe bak! ‘Tavşana bak’ der gibi Rusya-Ukrayna’yı, Putin-Zelensky’i tartışıyoruz. Savaşı çıka-ran ABD CIA örgütüdür. Amacı karışıklık çıkartıp Karadeniz’e ABD donanması ile ordusunu sokmak, Montrö’yü yırtmaktır.”

Profesör’ün söylediği tehlike hep vardır. Amerika bunu yapmak ister. 1. Dünya Savaşında Enver ve Talat Paşaların düştükleri gibi bir tuzağa bugünkü yöneticilerimizin düşeceklerini hiç sanmıyorum, tarih bizlere ders olmuştur muhakkak.

Profesörün şu sözleri de önemli:

“Ukrayna’yı İHA, SİHA’ya muhtaç sanmayın. Dünyanın en çok silah üreten, satan 9. Ülkesidir.” Bizi Rusya’yla karşı karşıya getirmek isteyenlerin bir malzemesi de budur. Oysa Ukrayna’nın silah ürettiği gerçeği gün gibi ortadadır.

Gelelim bu savaşın neden çıktığını anlatan Hüsnü Mahalli’nin köşe yazısına…

“Pekin’den bir arkadaş gönderdi.

Lise öğrencisi öğretmenine sormuş:

‘Rusya neden Ukrayna ile savaşıyor?’

Hikâyenin karmaşık olduğunu bilen öğretmen ilginç örnekle anlatmaya başlamış.

‘20 yıl önce genç, güzel ve hovarda bir kadın anlaşamadığı zengin kocasından ayrılmış. Karısını seven adam ona büyük bir servet bırakmış ve var olan bütün borcunu ödedikten sonra üç çocuğunu da ona bırakmış. Bu kadar parayla şımaran kadın kocasının iş rakibi ile ilişki kurmuş ve gününü gün etmeye başlamış. Bununla da yetinmeyen kadın kısa bir süre sonra kasabanın serseri gençlerine takılır olmuş onlar da eski kocasından para sızdırmak için evinin önünden geçerek rahatsız etmeye başlamış. Ayrıldığı karısına ve onun arkadaşlarına kızan adam intikam almak için çocukların birisini kendi yanına almış (Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı. A.G).

Bu duruma kızan kadın «çocuğumu geri vermezsen ben de gider başka bir adamla evlenir ve çocuklarına kötü davranırım» demiş.

Kadınla evlenmek istemeyen genç rakibini rahatsız etmek için kadınla gönül eğlendirmeyi sürdürerek servetine el koymayı planlamış.

Bundan cesaret alan kadın yanındaki çocuklara kötü davranır olmuş ve kasabanın serserilerini eski kocasına saldırtmaya başlamış.

Durumdan haberdar olan koca uyarılarına rağmen çocuklarına kötü davranmayı sürdüren kadının evini basarak iki çocuğunu alıp götürmüş (Rusya giriştiği hareketle Luhansk ve Donetsk’in bağımsızlığını ilan etirtti ve onları ilk tanıyan oldu A.G).

Kadınla eski kocası arasındaki kavgayı fırsat bilen kadının takıldığı adam ‘Sen merak etme ben ve kasabanın tüm erkekleri senden yanayız sakın korkma’ diyerek kadını kışkırtıp durmuş. Bu kışkırtmalardan cesaret alan kadın çocuklarını geri almak ve eski kocasından intikam almak için eski kocasının kardeşine da sataşır olmuş .

İşin tehlikeli bir hal aldığını göre eski koca eski karısının daha çirkin oyunlara kalkışmasını önlemek için evini basmış, neyi var neyi yok her şeyini almış sonra da kasabadan kovmuş.

Eski kocanın bu davranışından işin ciddi olduğunu anlayan kadının sevgilisi ve kasabanın serserileri kadını yalnız bırakarak ortalıktan kaybolmuş ama arada bir kadına haber göndererek ‘merak etme arkandayız’ diyorlarmış.

Her şeyi elinden alınan kadın şimdi kara kara düşünüyormuş:

‘Acaba eski kocama dönsem mi’ diye!

Öğrencisine dönen öğretmen:

‘Söyle bakayım anladın mı şimdi’

Öğrenci ‘Evet öğretmenim’ demiş ve eklemiş:

‘Koca Rusya, karısı Ukrayna, kadının gönül eğlendirdiği kişi Amerika, kasabanın serserileri NATO ülkeleri ve çocuklar Kırım, Donetsk ve Luhansk.’

Öğretmen: Peki kocanın kardeşi kim?

Öğrenci: Belarus

Öğretmen: Peki sen kimden yanasın?

Öğrenci: Elbette kocadan yanayım.

Öğretmen: Erkek olduğun için mi?

Öğrenci: Büyük Önder Mao bize erkeklerle kadınların eşit olduğunu öğretmişti.

Öğretmen: Peki neden kocadan yanasın?

Öğrenci: Çünkü kadını kandıran, gönül eğlendiren, servetine el koymak isteyen sonradan da yarı yolda bırakarak kaçan Amerika’ya karşıyım.”

Son söz:

Biz emperyalizmin her türlüsüne ve şekline tümden karşı olan Atatürk gibi bir dehanın kurduğu Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak Amerika’ya ve onun türevlerine olduğu kadar doğu despotizminin ikilisi ve emperyalist olma eğilimindeki Rusya ve Çine de karşıyız. Biz kendi gerçeğimize bakarız.