Önümüz kış. Havalar yavaş yavaş soğumaya başladı. Artık sobaları yakmaya, kalorifer, klima

gibi ısıtıcıları kullanmaya başlarız. Yaşlısı ve çocuğu olanlar sabahın ilk saatleriyle akşam saatlerinde ısınma araçlarını kullanmaya başlamışlardır bile. Müstakil konutları doğal gazla, klimayla ısıtmak epey güçtür. Bu konutlarda ısı yalıtımı olsa bile toplu konutlara oranla daha masraflı ısınabilirler. Toplu konutların üstünlüğü burada ortaya çıkar. İlk kattaki ile son kattaki daireler dışında alt, üst ve yan dairelerin kullandıkları ısıtıcılar ile komşu üst ve yan dairelerin taban ve duvarları da ısındığı için daha az bir masrafla ısınırlar. İşte bunun içindir ki yapılan hukuki düzenlemelerle kat sahipleri ısıtıcı kullanmayan komşularına dava açma hakkına sahiptir.

Her şehrin İl Hıfzıssıhha Kurulları halk sağlığını gözetme kararları gereği, hava sıcaklığının

15 dereceye düştüğü tarihten itibaren merkezi ısıtma sistemlerinin devreye alınma yönergesini yayınlarlar. Doğal gazla birlikte merkezi ısınma terkedilerek kat kaloriferleriyle ısınma dönemi başlayınca bu yönergeyi pek dikkate alan kalmadı. Herkes kesesine, fiziki dayanıklılığına göre davranır oldu. Oysa bu yönerge yayınlandıktan sonra ısıtma sistemlerini kullanmayanlar, komşusunun daha fazla ısınma masrafı edeceği gerekçesiyle komşusuyla davalı olacağını unutmamalıdır.

Doğruluk ve dürüstlükten söz edenlerin önce kendilerinin doğru ve dürüst olmaları gerektiği ortadadır. Gelgelelim ülkemizde bu kural giderek daha az işler durumdadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik şartların zorlamasıyla herkesin dayanışma duygusu içinde davranması gerekirken giderek yalnızlaşan insan kendini daha fazla düşünür hale gelmiştir. Bunun dışında zaten çağın dayatması kişilik yapısıyla herkes bencilce, çıkarı neyi gösteriyorsa öyle davranıyor. Buna karşı bir tedbir olarak yaptırımdan söz eden uzmanlar şunu belirtiyorlar:

“Bu durumda kaloriferi yakmayan kişi, komşusunun daha fazla yakmasına sebebiyet veriyor.

Bu kişi, Kat Mülkiyeti Kanunu açısından komşuluk ilişkileri bakımından komşularına zarar veriyor duruma düşüyor. Yine kanunun 33’üncü maddesi gereği kaloriferi yakan komşu, ana taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebiliyor.

Burada kat maliki, «Benim komşum kaloriferini hiç yakmıyor, bundan dolayı daha fazla yakmak durumunda kalıyorum. Benim sayemde o ısınıyor, buna müdahale edin.» diyebiliyor. Hâkim de komşunun konutunu mevsim koşullarına uygun kullanmadığına karar verip, yaptığını sonlandırmasını isteyebilir.

Hâkim, talep halinde, komşu maddi zarara uğramışsa bu maddi zararın tazminine karar verebilir. Normalde aylık 500 liralık ısıtma gideri olan bir kişi, 700 lira yakmak zorunda kaldıysa bu zararın tazminini isteyebilir.”

“Nasıl istenecek peki, bunun için nereye başvurulacak” derseniz cevabı yukarda verilmişti ama bir kez daha tekrar edelim; “insan sağlığını olumsuz etkileyen işlem gerekçesiyle” sulh hukuk mahkemelerine başvurulabilir. Zaten Türk Medeni Kanunu’nda da komşuluk hukuku özellikle çatışmaları önleyecek biçimde düzenlenmiştir. Komşuluk hukukuna aykırı, komşuların sabrını zorlayan, hakka tecavüzü doğuran durumlar içinde şikâyetçi kişi ilgili kanun gereğince korunmaktadır.

Gene uzmanlar konuyu açarak şunları da eklediler:

(...) evin boş olması, aylarca beklenmesine rağmen satılmaması ya da kiraya verilmemesi durumunda da komşuların birbirlerine fedakârlık göstermesi gerekebileceğini belirterek, «Burada sınırımız doğruluk kuralları. O noktada boş olan dairenin ısıtılmasını istemek çok mümkün olmayabilir ancak komşusuna zarar verme kastıyla dairenin boş tutulması halinde kuşkusuz yine hâkimin müdahalesi istenebilir.»

Kat sahiplerinin bir şey daha isteme hakkının olduğunu belirten uzmanlar, ısınma sisteminde

kat kaloriferinden merkezi ısınma sistemine geçişi isteyebileceklerini, apartman yönetimine karar aldırabileceklerini belirtiyorlar. Konuyu ortaya koyan uzmanlar; Bu talep tek bir kat malikinden gelebilir ancak bunun için kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar almaları gerekir diyorlar.

Ayrıca Tesis Yöneticileri Federasyonu Başkanı Yahya Sağır «Isı pay ölçer kullanan konutlara ilişkin, Merkezi ısıtma sistemli, ısı pay ölçerli konutlarda, kış sezonunda sıcaklığın 15 derecenin altına düşmesi halinde kaloriferlerin yakılması zorunlu. Bağımsız bölümler boş dahi olsa bu zorunluluk var. Sıcaklığın 15 derecenin üzerine çıkması halinde de ısıtma sistemlerinin kapatılması gerekiyor. Bu husus, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ısı pay ölçerlere ilişkin mevzuatıyla düzenleniyor» dedi.

Kurallara uyulmaması ve tersine davrananları cezai işlemin beklediğini belirten Sağır, «Vanasını kapatanlara, faturalardaki ortalama tüketim bedeline göre cezai işlem uygulanıyor. Yani kaloriferi yakmayanlar da yakmadığı halde bu bedeli ödemek durumunda kalacak» diye ekledi.

Sözün kısası: Komşudan ısı çalana ceza var!