Geçmiş yazılarımı kurcalarken bazı noktaların üstünden geçmem gerektiğini fark ettim.
Çok değil üç hafta önce yazımın sonuna LPG ye gelen 70 kuruşluk zammı sıkıştırmışım. Yazmasa mıydık derken kendi kendimize benzine de aynı zamlar parça parça gelince rahatladık.
Eksik bırakılmaz çünkü. LPG benzine yaklaşınca benzin kullanımı artmış gibiydi şimdi tekrardan eski usule döndük şükürler olsun (!)
2 hafta önce SOSYAL DENGE yazımı yazarken asgari ücret ile ilgili tahminimi yazmıştım. Bugün o tahminimi değiştiriyorum ve arttırıyorum. Çok ciddi bir artış bekliyorum.
Bu bekleyişin ardında iki sebep var. Zam yapılabilecek her kaleme inanılmaz zamlar yapıldı. Bu zamların üstünü örtmek için asgari ücrete de ciddi bir zam yapılması gerekiyor.
Diğer sebep ise tahmin edilebileceği üzerine erken seçim…
İnsan karnı açken oy vermekte zorluk çekiyor. Ekmek zora düştüğünde, pasta düzgün dağıtılmadığında ya da yemeği önünden alınanlar konuşmaya başladığında problemlerin çözümü de zora giriyor.
Herhangi bir planlamanın olmaması çok üzücü. Biz bunu böyle yaparsak sonuçları nice olur diye en ufak bir analiz söz konusu değil.
Özel sektör etkisi ne olur, zam yaparsak gerçekten alım gücünü arttırabilir miyiz diye sormadan daha ne kadar ilerleyeceğiz?
Belli olan tek şey çok su akacak bu köprünün altından.
Diğer üstünden geçmek istediğim konu ise geçen hafta yazmış olduğum HADSİZ DİPLOMASİLİ yazım için.
Ülkemizde konular hakkında yorum yapabilmek için konuların sonlanmasını beklemek gerektiğini hep unutuyorum. Dış işlerinin büyükelçiler çağırması, Viyana anlaşmasının 41.maddesi derken sosyal medya üzerinden birkaç açıklama ile konuyu kapattık. Konu kapandı ama bu işten kim ne çıkardı?
Mit Eski Daire Başkanının bir sözü vardı. Bir olayın sonucu, kime fayda sağlıyorsa failleri de onlardır diye. Demeyeyim diyorum da akıllara hep soru işareti geliyor.
Akıllara yine erken seçim geldi. Benim geldi en azından.
Bu iklimler sevilir.
Batı düşmanlığı, bağımsızlığımıza uzanan eller vs vs…
Yapılan zamlar, hayat standardının aşağılara düşmesi, sosyal ve ekonomik adaletsizliğin artması, uyananların uyuyanları uyandırması neticesinde işler zora gidiyor gibi…
Son olarak; eskiden yaptığını yapmış, alabildiğini almış, artık kendisine şans veya ekmek verilmeyen ve şimdilerde eski dostlarına sallayan kim varsa bu haftalık selamlarımız onlara olsun.
Selametle.