İnsanoğlu garip bir varlık, kendinden bir haberi olmayan bir durumu var. Sürdüğü arabayı ve yahut kullandığı arabayı götürüyor çamura batırıyor ama kendisinde hiç kusur aramıyor. Önce yolu veya yoldaki çamuru suçluyor, hızını alamıyor, kendini tatmin edemiyor yolu çamur eden yağmuru suçluyor veya akan suyu suçluyor. Yok yetmiyor karayollarını suçluyor arkasından arabayı suçluyor. Yok şu marka veya şu özellikte olsa batmazdı. Arkasından bakanları suçluyor yine kesmiyor, Cumhurbaşkanını suçluyor.
Bir dönüp kendisine baksa, azıcık kendisini suçlasa iş tamam. Her şey çözülecek böylelikle ama kimse kendisini suçlamıyor, kendinden başka herkes, her şey suçlu. Oysa arabayı çamura batıran asıl suçlu kendisi.
İnsanoğlu garip bir varlık, yaptığı silahlarla dünyayı kana buluyor arkasından özgürlük, demokrasi, insan hakları diye zırvalayıp duruyor. Kediyi, köpeği küçümsemek için demiyorum ama bir kedi için bir köpek için dünyayı ayağa kaldıran, yürüyüşler ve eylemler tertip eden insan milyonlarca çocuğun ölmesine bir o kadar insan ve ihtiyarın yaralanmasına, aç kalmasına ses çıkarmıyor.
Büyük büyük salonlarda kararlar alırlar, imzalar atarlar, bir iş yapmış gibi gerine gerine yemek yerler. Süslü püslü kelimelerle basına demeçler verirler, desinler ki bak ne iyi insan, ne demokrat insan ama arkasından millet ayrımı. Ukrayna'da bir savaş, Filistin'de, Gazze'de bir savaş, Afrika’nın ortasında bir karışıklık ve silah sesleri.
Sahi bunlar bizi basbayağı salak yerine koyuyorlar, bizi gerçekten uysal koyun sanıyorlar. Oysa aynadaki sima kendi simalarıdır.
Şu insanoğlu garip bir varlık vesselam.
Kalın sağlıcakla.