“Merhametin olmadığı yerde insan yoktur.” Rahmetli Nurettin Topçu ne güzel demiş.
İnsanlık bir vücuttur. Bir kişiye, bir topluma yapılmış haksızlık, herkese yapılmıştır. Kim olursa olsun, tanınsın tanınmasın bir zülme uğrarsa tepki göstermeli insan!
Sürüden birini kurt kaptığı zaman, önce ürküp sonra otlamaya başlayan koyunlar olmamalı insan. Haksızlık çok açgözlü bir canavardır. Bir iki kurban ile doyamaz veya bir iki ülke ile gözü doymaz. Açgözlülük tedavisi zor bir hastalıktır. Sıra ile diğerlerine diğerlerine gelir.
İnsan ne haksızlık yapmalı, ne de haksızlığa uğramamalı. “İnsan kurttan da kuzudan da farklı olmalı”.
Peygamber Efendimiz bir gün yüzü dağlanmış bir eşek görünce; “Bu hayvanı dağlayana Allah lanet etsin” demiştir.
Yine bir gün bir belgesel izliyordum, bir aslan bir kocaman sürüden bir bufaloya saldırdı, parçaladı ve yemeye başladı. O sürüdekiler kafalarını dikmiş şekilde seyredip durdular. Aslında bir saldırsalar değil bir aslan bir çok aslanı parça parça ederler. Onlar uzaktan seyrettiler, içim cız etti. Şu an ki İslam alemini düşündüm, dünya savaşındaki Osmanlı’nın halini düşündüm, günümüz Türkiye’sinin halini düşündüm, içim cız etti, ağlamamak, sızlamamak mümkün değil.
Çare imkânsız değil ama bencillik had safhada. Allah Allah diyen de gözlerini kapıyor, işçi, köylü ve özgürlük demokrasi diyenler de gözlerini kapıyor, deve kuşu misali, ah ah demeyeyim de ne diyeyim.
Kalın sağlıcakla.