Dünyayı kirlettik, güzelim doğayı, denizleri, çiçekleri kirlettik. Çocukların oyun bahçelerini kirlettik, aşıkların sazını kirlettik, o güzelim destanları kirlettik, şanlı türk tarihini kirlettik. Şimdi yeni dünya düzeni diye tutturduk yalancı bir rüya, oyalanıyor duruyoruz. Güzelim düşler kurmak için, güzel uykular uyumak lazım.

Kabus dolu yıllar bitti bitecek, Necip Fazıl’ın dediği gibi

“Bu tekerlek kalmaz tümsekte, gün doğmuş gün batmış ebet bizimdir”

Zaman su gibi akıp gidiyor, bizler gün geçtikçe daha kirleniyoruz. Dün bir hastanedeydim, elimde on numara var. Ama o on numara bir türlü gelmiyor, kayırılan hastalar, şımarıkça hasta çıkınca hemen içeri dalan ukalalar, neyi anlatayım ki, her yer kirlenmiş.

Bir iş sahibi olmak için it gibi titreyen insanlar, bir iş sahibi olunca hemen bey olmuşlar, ağa olmuşlar. Adeta ben çok büyüğüm diyorlar. Tevazu, alçak gönüllülük bitmiş. Kimi şehri parsellemiş, kimi ülkeyi, kimi dünyayı parsellemiş ben kralım diyor.

Rahmetli Selim Gündüzalp hep şöyle derdi:

“Bazı insanlar parasızlıktan, ne yapacağını bilmiyor. Bazı insanlar paralarıyla ne yapacağını bilmiyor”

Bir engin denizde sonu olmayan hedefe doğru kulaç atıyoruz. Hem parası olanlar hem olmayanlar işte böyle bir âlemdeyiz.

Trafikte bunlarla beraberiz, ukalalıkları ile, şımarıklıkları ile. Alışverişte bunlarlayız, elli bin lira aylık alanla, on bin lira aylık alanlar iç içe, nasıl bir dünya ama kirlettik vesselam.

Kalın sağlıcakla.