Bir çocuğun oyun oynarken kurduğu hayalle bir bilge insanın yeni bir dünya kurması, bir başbakanın, bir cumhurbaşkanının devlet yönetmesi ile arasında ne fark var ki?

Belki hiçbir fark yoktur. “İkisi de büyük hayaller içerisindedir.”

15 yaşında gurbete çıktığımda bırak kendimi, Türkiye’yi ihya etmek gibi büyük düşüncelerim vardı. Bunun için çabaladım, okudum, binlerce şiir yazdım, 400'ün üzerinde öykü yazdım, çabaladım durdum.

Savaşlar çıktı barış hayalleri kurdum, yoksul gördüm onun için ne güzel hayaller kurdum. Dünya liderlerini, İslam büyüklerini inceledim, okudum durdum ama bir çözüm üretemedim, ne yazık ki benim sesim benden öte gitmedi.

Azgın denizlerde dalgalara kapılan ufak bir gemi gibi sallandım durdum. Hep önüme engeller çıktı, hep önüme hayallerimi biçen tırpancılar oldu. Ne yaptıysam deryanın azgın dalgaları beni döndürdü durdu olduğum yerde. İster usta bir yüzücü ol, ister yiğit bir at binici ol, hiç fark etmiyor.

Yaşım 62'yi geçti, hayaller yavaş yavaş körlendi. Şunu çok iyi anladım ki dünyanın sahipleri, doymayan gözünü doyurmak için bitmeyen keyfini sürdürmek için nice büyük dağları ateşe verir. O dağlardaki canlıları, o dağlardaki canlıları umursamaz basar ateşi geçer karşısına yakar cigarasını keyfine bakar.

İyi ki Allah var.

Kalın sağlıcakla.