Çabuk unutuyoruz.

Ahrete göçeni,

Hayatımıza dokunanı,

Ekmeğini yediğimiz, çayını içtiğimiz insanları çabuk unutuyoruz.

Elif Ebrar çıktı kürsüden ve çok sevdiğim, kıymet verdiğim Ayşe Acartürk’ü şak diye hatırlattı bana.

Sadece bana mı birçoğumuza…

Bugün gündemim başka olacaktı.

Yine birilerini eleştirecektim.

*Mesela Söğütlü OSB’ye kurulacak kağıt fabrikasını gündemime almayı planlıyordum. O fabrikanın atığını evsel atık olarak mı değerlendirecek siniz?

*OSB kurulması planlanan bölgelerden, Sakaryalılardan önce nasıl oluyor da İstanbullu sanayicinin haberi oluyor ve dernek kuruyorlar?

* Sakarya Üniversitesi’nin yeni ama bir ileri iki geri hamleler yapan rektörüne ‘Hocam öğrencileri önceliklemezseniz, başarılı olamazsınız? Kağıt üzerinde yazıldığı gibi şıp diye araştırma üniversitesi olamazsınız, uyarısında bulunacaktım.

*SATSO seçimlerini irdeleyip, Akgün Altuğ’un rakibi Talip Kuriş son ana kadar “adayım” demeyecek. Bu bir taktik mi? Diyerek komitelerde yaşanan alevli çekişmeleri kaleme alabilirdim.

Bütün iyi niyetimle şehrimin zarar görmemesi adına esip-gürleyecektim.

Fen Edebiyat Fakültesini birincilikle bitirdi. Sadece Fen Edebiyat Fakültesinin değil 4 ortalama ile SAÜ’nün birincisi oldu. Elif Ebrar Gezer yani Ayşe ablamın kızı, yazı konumu tamamen değiştirdi. Hemşirelik yaparken annesinin telkiniyle yeniden sınava girdi. Fen Edebiyat Fakültesini velhasıl Sakarya Üniversitesi’ni birincilikle bitiren Elif Ebrar Gezer mezuniyet töreninde bir başarı hikayesini, anneye verilen sözün tutuluşunu haykırdı.

Elif, annesinin kendisine verdiği öğüt üzerinden hatırlatmalar yaptı.

Biliyorum Elif’in söyledikleri SAÜ Rektörünü etkilemedi. Çünkü onun bu dönemde tek gayesi rövanşı almak. Bilse, tanısaydı Ayşe Ablayı muhtemelen ağlayacaktı.

 Ağlayıp daha geniş bakmak gerektiğini hatırlayacaktı. İçinden ölüm de var diyecekti muhtemelen.

Duygusallık ve ölümün de olduğunu hatırladıktan sonra muhtemelen üniversitenin bültenlerini hazırlayanlara dönüp; Biz ne yapıyoruz? Niye törenlerde yaşanan güzel etkili durumları kamuoyuyla paylaşıp, üniversitemize artı yazdırmıyoruz? Bizim hocalarımızın evlatlarına diploma verdiklerini saklayarak nereye varacağız? Bizim hocalarımızdan etkilenip meslek tercihi yapanların fotoğraflarını saklamak bize bir şey kazandırmaz” diyecekti.

Dediğim gibi, SAÜ’nün yeni rektörü Ayşe Ablayı tanıma şansını yakalayamadı ki…

Meselemiz rektör değil.

Elif Ebrar sayesinde Ayşe ablaya bir kere daha rahmet dileme şansı yakaladım.

Bölümünü birincilikle bitiren Elif Ebrar Gezer kızımıza başarılarının daim olmasını temenni ediyorum. Anasının kızı olarak, azmiyle, gayretiyle ve duruşuyla çok daha büyük başarılarıyla bizleri gururlandıracağından eminim.

Elif kızım sana çok teşekkür ederim. Allah yolunu, bahtını açık etsin.

Hepinize iyi haftalar dilerim.

Unutmayalım….“Ölüm de var”