Emekli maaşları konusunda doğru bilinen yanlışlara kısaca değinmek isterim, zira emekli maaşlarına muazzam zam yapıldı diyenler, analizlerimize bakarsa belki fikirleri biraz değişir.

Malumunuz en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL, yüksek enflasyon ortamında temel ihtiyaçları karşılamaya dahi yetmiyor. Türk-İş, ocak ayında açlık sınırının 16 bin 257 TL’ye, yoksulluk sınırının da 52 bin 955 TL'ye yükseldiğini açıklamıştı. Milyonlarca emekli, açlık sınırının yüzde 60'ı, yoksulluk sınırının yüzde 18'i oranında aylıkla geçinmeye çalışıyor. Süreç halen böyle ilerliyor.

Geçmiş yıllardaki verileri incelediğimizde ise emeklinin her yıl daha da fakirleştiğini görebilirsiniz. AK Parti'nin iktidar yıllarının ilk aylarından olan 2022 aralık ayında  emekli aylığı 257 TL seviyesindeydi. Net asgari ücret ise 184 TL seviyesindeydi. Yani emekli aylığı asgari ücretin yaklaşık 1,4 katıydı.

2003 yılında ise net aylık asgari ücret 226 TL, 4-A en düşük emekli maaşı ise 332 TL seviyesindeydi. Yani en düşük emekli aylığı asgari ücretin yaklaşık 1,5 katıydı. Bu da son 21 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

2016 yılına kadar ise bu oran kademeli olarak düşerken yine de en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. 2016'ya gelindiğinde ise işin seyri değişti.

2016'da 4-A en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret 1301 TL olurken emekli maaşı 1265 TL oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.

2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi.

2024'te en düşük emekli maaşı 10 bin TL olurken asgari ücret ise 17 bin TL olarak düzenlendi. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 0,58'e kadar geriledi.

2002'de en düşük emekli maaşıyla 12 gram altın alınabiliyorken 2024 yılında en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL'ye yalnızca 4,6 gram altın alınabiliyor. İster dolar, isterseniz de altın üzerinden hesaplama yaparsanız, emekli maaşlarının acınacak halde olduğunu bizzat görürsünüz.

Emekli maaşındaki gerileme yalnızca işçi emeklilerinin değil, memur emeklilerinin maaşına da yansıdı.

DİSK-AR’ın geçen yıl hazırladığı Emekli Raporu, son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösterdi. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.

 

Öte yandan emekliler ise emekli aylığı hesaplama sisteminin değiştirilmesini isteyerek, “Gösterge ve basamak sistemine dönülmeli. Alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olmalı, gösterge ve basamak değerlerine göre aylık bağlama oranları yeniden belirlenmeli” diye görüş belirtiyor.

Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün’ün bu konudaki görüşlerine bakalım.

Ergün, Türkiye’deki toplam emekli sayısının 15,6 milyon olduğunu belirterek, yaklaşık 6 milyon emeklinin 7 bin 500 lira düzeyinde aylık aldığını söyledi.

Asgari ücretin 2002 yılında en düşük işçi emeklisi aylığının yüzde 71,5’ine denk gelirken, bugün en düşük işçi emeklisi aylığının asgari ücretin altında kaldığına dikkati çeken Ergün, şöyle konuştu:

“Bugün en düşük emekli aylığı mevcut asgari ücretin 3 bin 902 lira altında. Emekli aylıklarının asgari ücretin bile altında olduğu bir tabloyla karşı karşıyayız. Geçmişte sosyal güvenlik mevzuatında yapılan bazı değişiklikler emekli aylıklarında eşitsizliğe neden oldu. 2000 öncesi, Ocak 2000-Eylül 2008 ve Ekim 2008 sonrasında çalışması olanlara uygulanan karma emekli aylığı hesaplaması, aylıkları düşüren bir sisteme dönüştü.”

Yaptığımız analizlerde görüldüğü üzere emekliler de aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi, en azından asgari ücret seviyesine getirilmesi ve şartlarının iyileştirilmesi için mücadele veriyor. Mevcut iktidarın bunu yapabileceğine en azından şu zaman diliminde ihtimal vermiyorum zira mevcut bütçe ile şu an kıpırdamaları çok zor…