AK Parti’nin eski ekonomi kurmaylarından Mehmet Şimşek’e yeni kabineden görev verileceği iddiaları geçtiğimiz haftalarda piyasalara epey iyimser bir hava olarak yansıdı. Biliyoruz ki Mehmet Şimşek, AK Parti’nin yönettiği ekonomide tek haneleri görebilen enden uzmanlardan birisidir. Tabi, o zamanlar başka bir isim olan Ali Babacan’ın da hakkını verelim…
Şimdilerde ise Mehmet Şimşek ismi eskisi gibi dillendirilmiyor. Yoksa bu uzman ve deneyimli isimden vaz mı geçildi? Dün Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, ekonomist Mehmet Şimşek’in kabinede yer alıp almayacağı sorularına şöyle yanıt verdi: "Bu isim kompozisyonu her şekilde olabilir. Cumhurbaşkanı'mız istişarelere önem veren bir liderdir." ifadelerini kullandı.
Mehmet Şimşek'in dolaylı desteğini hep sürdürdüğünü dile getiren Kalın, şöyle devam etti:
"Bundan sonra da vermeye devam edecek. Bunun şekli ne olur, kabineye girer, giremez onu bilemiyorum. Cumhurbaşkanı'mızla da biliyorsunuz bir görüşmesi oldu. Ben de kendisiyle birkaç defa telefonda görüştüm. Kendisi zaten bu sürece makamdan, pozisyondan bağımsız olarak her zaman destek vermeye devam edeceğini ifade etti.
Onun şekli önümüzdeki günlerde netleşir. Ama Mehmet Bey bize bu alanlarda katkı vermeye elbette devam edecek. Geçmişte Cumhurbaşkanı'mızla birlikte çalışmış, kıymetli bir arkadaşımız. Kendisinin uluslararası piyasalarda da iyi bir itibarı var. Ekonomi çevrelerinde bilinen birisi. Çok da güzel katkı verdi. Önümüzdeki günlerde de kabinede olur olmaz ama Mehmet Bey bizim ekonomi politikalarımıza katkı vermeye devam edecektir."
Bu da demek oluyor ki Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olma ihtimali şu an için yüzde 50 demektir. AK Parti’ye oy vermeyen bir kişi, ekonominin başına Mehmet Şimşek’in gelmesini rahatlıkla ister zira; bu isim gerek dünyada ekonomi alanında önemli görevlerde bulunmuş, gerekse AK Parti hükümetleri döneminde ekonomide makro alanda çok sağlam çalışmalar yapmış bir isim. Cari açık, bütçe, Hazine’nin faaliyetleri ve özellikle Merkez Bankası konuları, Şimşek’in deneyimleri arasında….
Göreve gelme şartını “Hazine ve Merkez Bankası politikalarından ben sorumlu olurum” şeklinde açıklaması belki de Erdoğan’ın hoşuna ve kendi bildiği politikalarına ters olmuş olabilir. Bu yüzden Şimşek’i istemiyor da olabilir ama Şimşek çalışırken, tam bağımsız bir ekonomi modelini benimseyecektir. Bu sayede para ve maliye politikalarından sonuç alınabilir. Mehmet Şimşek’in, “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” yanlış tezini benimseyeceğini hiç sanmıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu deneyimli ismi Hazine ve Maliye’nin başına getirmesi, hem kendisinin hem de partisinin başarısı için elzem olacaktır. Zira; yüksek enflasyon, cari açıkta tehlikeli yükseliş, TL’nin değer kaybetmeye devam etmesi ve Merkez Bankası’nın rezervlerinin eksilerde olması, ekonomi açısından ciddi bir sorun. Bunun altından kalkabilecek ender isimlerden biri de Mehmet Şimşek’tir…Benden söylemesi…