Benim meselem asgari ücret;
açlık sınırının altında kalan,
tek başına barınma ücretini karşılayamayan,
ihtiyaç listesiyle değil, hesap makinesiyle mutfak alışverişi yaptıran.
Benim meselem emekli maaşı;
yılların çalışmışlığı karşılığında çürük meyve veren ağaçlar,
binbir emekle ekilen tohumlardan alınamayan hasat,
damlaya damlaya oluşturulmaya çalışılan gölden çalınan sular.
Benim meselem öğrenci;
bugünün stresi ve yarının belirsizliğiyle yaşayan,
şimdinin kendisine dayatmış olduğu derdinden dolayı geleceğini kuramayan,
başarısının da başarısızlığının da sonucunda sürekli cezalandırılan.
Benim meselem çocuklar;
küçük yaşta öğrenmesi gereken birlik ve beraberlik yerine akran zorbalığı eğitimi alan,
evinde yaşanan huzursuzluğu omzunda taşıyan,
yaşından büyük laflar eden, yaşından büyük fikirler taşıyan.
Benim meselem toplumumuz;
sessiz kalan,
sesini çıkardığında bastırılan,
sadece kendi çıkarlarını gözeten,
tahammülü kalmayan,
öfkesini kontrol edemeyen,
kendi adaletini sağlamaya çalışan,
tek çabası geçinmek olan,
hayatta kalmaya çalışan.
Benim meselem ülkem;
gündemi her gün değişen,
artık hiçbir şeye şaşırtmayan,
sevinci kısa, krizi uzun süren,
yoksulu ekmek peşinde, zenginin gözü yoksulun cebinde olan,
başarılıyı yuhalayıp, kalifiyesizi alkışlayan,
vatan olma kavramından uzaklaşıp, kaçılması gereken bir ülke hâline gelen.
Ve benim asıl meselem;
Benim meselemin sadece benim meselem olarak kalmasıyla.
Benim meselem
Tuğba Eğlengül
Yorumlar (1)