Önemli olayların, bir zaman parçasının başlangıç veya bitiş günlerinin yıl dönümlerine bayram diyoruz bilirsiniz. Bayramlar dinsel, ulusal ve yöresel olabilirler. Ulusumuz ve dindaşlarımızın da bayram adıyla kutlanan özel günleri vardır. Bu cuma günü böyle özel günleri, dini bayramımızı; Ramazan Bayramını kutlamaya başlayacağız.
Neye karşılıktır bu bayram?
Koca bir ay elini, gözünü, dilini sakınıp Allah rızası için yeme içmeden kesilmenin, bu koca ayı her zamankinden daha fazla dua ve ibadetle geçirerek günahtan uzaklaşma çabasına karşılıktır tabii.. buradan her güçlüğün ardından bir ödül olduğunu çıkarabiliriz, ki yanılmış olmayız.
Oruç tutarak, ibadetlerine özen göstererek bu güne erenlere ne mutlu. Allah dua ve ibadetlerini kabul etsin.
Bayramlar ulusça birlikte olma zamanlarıdır. Kaygıda, tasada, kıvançta birlikte olan ulusumuzun, dindaşlarımızın bayramını içtenlikle kutlarım.
Ne demiştik özetlersek, ulusal ya da dinsel yönden belli zaman parçasının yıl dönümlerine bayram diyoruz. Burada amaç bir olayı anmak, bir durumu hatırlamak, gamdan, kederden, tasadan uzaklaşarak neşeli, şen ve sevinçli olmaktır. Bu yüzden çeşitli şenlikler, eğlenceler, gösteriler düzenlenir. Birlikte güzel, bol, çeşitli yiyecek ve içecekli sofralar kurulur. Her sınıftan insan bu sofralarda yer alır. İnsanlar arasındaki farklılıklar ortadan kalkar. Gene herkes günlük olayların sıradanlığından kurtulma çabası içinde birkaç gün de olsa, işten el ayak çekerek farklı bir yaşam sürmeye çalışır.
Herhalde bayram sözcüğü en sevdiğimiz sözcüktür. Öyle olmasa bayram alayı, bayram ayı, bayram çocuğu gibi sözcükler dilimizde bu kadar yer eder miydi? Devamı da var; bayram gazetesi, bayram günü, bayram havası, bayram hediyesi, bayram namazı, bayram şekeri, bayram tebriği, bayram topu, bayramüstü, bayramüzeri, bayram yeri, bayram ziyareti, bayramda seyranda, dinî bayram, resmî bayram, ulusal bayram, bayramdan bayrama, bahar bayramı, Cumhuriyet Bayramı, Hamursuz Bayramı, Kabotaj Bayramı, Kurban Bayramı, Nevruz Bayramı, okuma bayramı, Ramazan Bayramı, Şeker Bayramı, Zafer Bayramı.
Her birinin anlamı değişik. Her biri kocaman bir dünya. Her birini yaşamak bir başka güzel. Peki bayram sözcüğü nereden geliyor, anlamı ne?
Eski Türkçede ‘bayram’a ‘badram’ denirmiş. Neşe, huzur, mutluluk ve sessizlik anlamında kullanılan bu sözcük Türkçeye Orta Farsçadan girmiş. Farsçaya da eski İran dillerinden girdiği belirtilen bu sözcük iki sözcüğün bileşimidir. “Geri-Tekrar” anlamındaki “Pati” ve “Sessizlik-barış-mutluluk” anlamında ki “Rama.” sözcüklerinin zamanla birleşerek “Patram” olduğu söyleniyor.
Türklerde islam öncesi iki bayram kutlandığı söylenir.
1.Koçagan: Bahar Gündönümü. (Kosave Saya)
2.Paktıgan: Güz Gündönümü. (Paktave Payna)
Bunlara Sümerlerden gelme Narduganbayramı daeklenir. O da bahar bayramıdır.
Türkler İslamiyetikabul ettikten sonra ramazan ve kurban bayramı adıyla bilinen iki önemli bayramı kutlamaya başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra istiklal savaşının kazanımıyla biten günlerle birlikte Cumhuriyet bayramı, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs ve Gençlik Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanmaya başlandı. Ayrıca Alparslan’ın Anadolu’ya girişini hazırlayan 26 Ağustos Malazgirt Zaferiyle, Fatihin 29 Mayıstaki İstanbul’un fethi kutlamaları da bayram olarak kabul edilir.
Her kültürde özel gün, şölen, bayram, şenlik gibi uygulamalar muhakkak vardır. Yaşamı tek düzelikten arındırma isteğinden kaynaklandığını, bir sıçrama, bir yenilenme amacı taşıdığını belirtmek mümkün. Bunun için Yarımca Kiraz Bayramı vardı, bunun için Malatya Kayısı Bayramı...
Bayramları hafif, gereksiz göstermek için “deliye her gün bayram” diye bir deyimimiz de vardır. Gerçekten deliye her gün bayramdır. Çünkü o kaygıdan uzak kendi dünyasında, kimsesiz ve yalnız yaşar. Oysa bayram dediğin insanlarla gerçekleşir.
Hepinize sevdiklerinizle nice sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim.
Bayramınız “BAYRAM” olsun!