HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Ramazana geldi geçti, dünde bayramın son gününü geçirdik. Bayram çocuklara… Büyükler eş dost akraba ziyaretleriyle gidemedikleri, göremedikleri yakınlarını bayramlar sayesinde yaptığı ziyaretlerle görebiliyorlar. Tüketim toplumu bu geleneği de terk etmek üzere. Yazın sahiller, kışın kayak merkezleri doluyor artık. Hayatın gergin gündeminden bu yolla kurtulmayı tercih eden çok!
Ne olursa olsun, bayram bayramdır. İnsanların tek düzelikten çıktığı kısa zaman parçalarıdır, ama öyle, ama böyle.
Kardeşim İstanbul’da yaşıyor. Bayramın ilk gününde geldi. Akşam cep telefonundaki bir uygulama üzerinden İstanbul’a dönüş yoluna baktı; otoyol ve köprüler bedava olduğu için Osmangazi Köprüsü ve köprüden sonra İstanbul’a kadar yol kıpkırmızıydı. Gece 02.30’a doğru bile yollarda bir değişiklik yoktu. Dönüş yolunda aynı kalabalık devam ediyordu.
Bu sabah Fatih Altaylı’nın köşe yazısını okudum. Konusu buydu. Sizlere sunmak istiyorum.
“Bu köprünün (Fatih Altaylı Osman Gazi köprüsünden söz ediyor) anlaşma gereği araç başı geçiş ücreti yaklaşık 48 dolar.
Ancak alınan ücret 10 dolar.
Gerisi Hazine'den ödeniyor. Yani araç başı yaklaşık 38 dolar Hazine'den yani sizin benim paramızdan.
Şimdi hesaba bakalım.
Bu köprüden gün boyunca hiç araç geçmezse Hazine'den buraya ödenecek para 1 milyon 920 bin dolar.
40 bin araç geçerse Hazine'den ödenecek para 1 milyon 520 bin dolar.
100 bin araç geçerse Hazine'den ödenecek para 3 milyon 800 bin dolar.
40 binin üzerindeki her geçiş kâr değil zarar yazıyor. Tabii anlaşma gizli olduğu için bildiğimiz kadarı ile durum bu.
Bu yüzden yoğun trafiğe eyvah dedim.
Ne kadar çok geçerse o kadar çok giriyor.”
Şaşırmadınız mı?
Doğrusu köprüden geçen araba sayısı arttıkça ödemelerinin artacağını düşünmemiştim.
*
Yol önemli, hem de çok önemli. Şehir içi yollarda, şehirlerarası yollarda tabii. Bu arada 9 aydır bir türlü bitmeyen yol çalışmaları için Erenler Belediye Başkanı Sayın Fevzi Kılıç’a halkın şikayetlerini dile getirmek amacıyla bu köşeden az seslenmedim. Belediyenin herhangi bir dairesinden bir yetkili, halk diliyle söylersek “bir Allah’ın kulu” dönüp de kamuoyunu aydınlatıcı açıklama yapmak için beni aramadı, sormadı. Hala kendilerinden bir açıklama bekliyorum. Adapazarı Belediyemizin gözünü seveyim. İlk yazımda beni aramış, olanı biteni anlatmışlardı. Erenler Belediyesi arasa da bir teşekkür borçlu olsam. Borç ödemeyi severim çünkü.